ALLAH, “ismi B’eyin olarak” rahmet eder. O halde beyni tanımak, korumak, geliştirmek gerekir. Beyin insana verilmiş en büyük hazinedir. Akıllı kişi bu hazineyi doğru yolda kullanır. İnsan en büyük kötülüğü beynine zarar vermekle yapar. Bundan dolayı beyin sağlığını bozacak yaşantı türlerinden uzak durmak gerekir. Yememizi, içmemizi, uyumamızı, çalışmamızı, eğlencemizi… beyin sağlığımıza zarar vermeyecek yönde ve dozda seçmeliyiz. Sağlam kafa sağlam vücutta olur, her şeyin azı karar çoğu zarardır. Beden, beyin, ruh(psiko.) sağlığı birbiri ile ilişkilidir, birbirlerini destekler. Bunların kilit noktası, kumanda merkezi beyindir. Beyin sağlığı çok önemlidir. “İnsan eşittir beyin” desek yeridir..
Bu yazımızın konusu beyinde yer alan amigdala, epifiz, korteks üzerine olacak. Bunların işlevleri hakkında okuduğumuz makalelerden elde ettiğimiz bilgiler ile, bunların dinsel ifadelerde karşılığı olan kelimeleri tespit etmeye çalışacağız. Bilindiği gibi beyinde bir çok bölüm, yer, nokta var… Ve henüz beynin tüm işlevi, bilimsel olarak açığa çıkarılmış değil. Biz beyinde bizim için şu an ön plana çıkan ve baş rolleri oynayan bu yerlere yöneleceğiz. Diğer yerlerin bu baş rollere hizmet eden figüranlar olduğunu düşünmekteyiz...
Öncelikle şunu da belirtelim ki Hz. Muhammed (AS) hevasından konuşmaz; onun sözleri büyülü, sihirli, hayali sözler değildir. Yani onun sözlerinde işaret ettiği şeylerin zahirde bir karşılığı vardır. O insana insanı anlatır, insana Allah’ı anlatır. O’nun Allah’ı ne ötede bir tanrıdır, ne de onun açıklamaları insanın ötesinde bir şeydir. Onun sözlerinde kullandığı kelimelerle işaret ettiği mananın insanın yapısında(bedeninde/beyninde/kalbinde…) birebir karşılığı vardır. Gerek dillendirdiği ayetler, gerekse hadisler bu kapsamda değerlendirilmelidir. Onun açıklamalarını anlayan anlatılanı kendinde bulur, anlamayan kendinden uzağa öteler de hayaller alemine dalar...
Herhangi bir oluş veya kişi ile karşılaşıldığında, bu dışsal veri prefontal kortekse(düşünsel, akılcı çözümlemelere) gitmeden, amigdalaya(aceleci, duygusal etiketlemelere) gittiğinde hatalı, negatif, zararlı bir çıktı oluşacaktır. Amigdala acelecidir, duygusaldır, dengesizdir, aşırı tepkilidir, hataya, yanlışa düşürür. Bu özellikleri dolayısı ile karşısındaki hakketmediği halde; negatif yönde aşırılığı öfke, kızgınlık, korku…; pozitif yönde aşırılığı haksız ve abartılı sevgi, aşırı bağlılık ve bağımlılık… gibi ayarsız ve tutarsız sonuçlar çıkarır. Amigdala beyne gelen veriyi hemen almak, arşivindeki benzer olayla/kişiyle eşleştirip kopyala-yapıştır mantığı ile bir çıktı oluşturmak, o şeye mutlaka aşırı duygusal bir tepki etiketlemek ister. Amigdala bu özellikleri ile adeta içgüdüsel yaşayan hayvan gibi davranır; akletmeden/düşünmeden, sorgulamadan/değerlendirmeden otomatikman/aceleyle içgüdüsel/duygusal tepkiler verir...
İşte amigdalanın bu olumsuz aşırı duygusal işlevini frenleyecek olan prefontal kortekstir. Prefontal korteks akılcı çözümlere yönlendiren değerlendirme, sorgulama, düşünme işlevi sergiler. Böylelikle amigdalanın ilkel dürtülerini yumuşatarak duyguların daha makul tepkilere dönüşmesine imkan verir. Bir anlamda hisleri bastırır, endişelerimizi dindirir. Duyguların kontrolsuz çıkışları gerek beyin metabolizmamızı, gerekse yaşamımızı olumsuz yönde etkilemektedir .Bu nedenle duyguların bizlerdeki baskısını(amigdalanın işlevini!) akıl yolu ile(p.korteks ile!) frenlemeye çalışmak yapılabilecek en makul yoldur. Din/tasavvuf çalışmalarının bir gayesi de vehim kaynağı olup duygusal tepkilerle beden zannı oluşturan amigdalanın, bu negatif/zararlı işlevini frenlemektir…
Epifiz ile ilgili okuduğumuz makalelerde onun ruh/melek ile, manevi alemle bağlantılı olduğunu, beyindeki yeri münasebeti ve manevi işlevi dolayısı ile üçüncü göz isminin verildiğini görüyoruz. Ayrıca epifizin kalp nöronları ile bir bağlantısının olduğu, oradan kumanda aldığı da dillendirilen bilgiler arasındadır. Amigdalanın ise beden zannı oluşturan bağırsak nöronları ile bir bağının olması olasıdır. Kur’an’ın Batıni manasına eğilip, ayetlerde/hadislerde ifade edilenlerin karşılığını birebir/an be an kendimizde/bendimizde, beynimizde/kalbimizde tespit ettiğimizde şöyle diyebiliriz:
Beyindeki deccal amigdaladır, beyindeki İsa p. Kortekstir, beyindeki Mehdi epifizdir. Korteks/İsa Epifize/Mehdiye yönelir ise Amigdalayı/Deccali öldürür/işlevsiz bırakır. Beyindeki insan noktası kortekstir, şeytan noktası amigdaladır, melek noktası epifizdir. Beyindeki şeytanı/amigdalayı kontrol eden iblis bağırsak nöronlardır, beyindeki meleği/epifizi kontrol eden Ruh/Mana kalp nöronlarıdır. Deccal Şeytan ismi mahzarıdır, beyindeki amigdala Vasfı Şeytan noktasıdır. Aceleci, aldatan, hata yapan, kibir, öfke, kızgınlık kaynağıdır. İsa Kudret mahzarıdır, beyindeki korteks kudret noktasıdır. Mehdi “B İlmi” mazharıdır, beyindeki epifiz “B İlmi” noktasıdır. Hazreti Muhammed(AS) kalptedir, hakikati ALLAH(Esma-ül Hünsa) olarak(Amentü “B”illahi)…
Beyindeki insan noktası/korteks düşünmenin/akletmenin/değerlendirmenin/sorgulamanın yapıldığı merkezdir. Kortekste aceleci davranılırsa talamusa/programa gelen dışsal veriden elde edilen bilgi şeytana/aldatana/aceleciye/amigdalaya sızar/gider ve o bağırsak nöronların(iblis!) kontrolünde şerli bir çıktı oluşturur. Çünkü amigdala gelen veriye duygusal etiketler yapıştırır ve duygusal aşırı tepkiler oluşturur. Korteks/değerlendirme yavaş ve sağlam olursa bağırsak nöronlar/iblis amigdala/şeytan ile kontrolü ele geçiremez ve yanlış, aceleci, şerli sonuç açığa çıkaramaz. Kortekste iyice düşünülüp değerlendirilen veriye epifizden işin manevi yönünden bilgi akarsa, yani kalp nöronları devreye girerse, Esma-ül Hüsna/Güzel İsimler açığa çıkar ve hayır denen çıktı oluşur....
Rasuller manaları ile kalp nöronlarında olabilir, rasul çeşitlilikleri Batıni manada Esma-ül Hüsna'nın kendilerindeki ağırlıklı olan Esmalar dolayısıyla olabilir.Kalp nöronlarından açığa çıkan mana, içinde Esma-ül Hüsna'dan ağırlıklı olarak hangi isimleri barındırıyor ise buna işaretle bir Rasul ismi tayin edilmiş olabilir. Negatif isimler de bağırsak nöronların negatif manalarına dönük bir işaret olabilir.Beyin amigdala noktası ile bağırsak nöronların hükmüne girerse aşağıların aşağısına düşmüş olur. Beyin epifiz noktası ile kalp nöronlarına yönelirse en güzel surete erişir. Bunu korteksin işi düşünsel boyuta taşıyıp amigdalayı frenleyerek, epifizden manevi destek alması belirler. Bu durumda epifiz kalp nöronlarından aldığı Esma-ül Hünsa/Güzel isimlere ait olan isimlerin manasını beyne yayar ve beynin bölümleri bu manalar ile dolar, onları açığa çıkarma görevi yapar…
Yani amigdala da dahil beynin hiçbir bölümü yapısı itibari ile şerli değildir, ona şer görevi veren bağırsak nöronlarından gelen bilgilerdir. Ona kalp nöronlarından gelen bilgiler ulaşır ise o da hayır yönünde duygulu(duygusal değil, aşırılık yok!) çıktılar oluşturur. Korteks bu işin kumanda ve denge noktasıdır, düzenleme ve denetleme merkezidir, trafik polisidir. Epifizi devreye katarak kalp nöronlarından gelen bilgiyle işe/oluşa manevi bir anlam yükler...Rasullerin doğuşunu Batıni manada, o rasul ismi altında toplanan manaların kalbin açılarak(kalp nöronlarından çıkarak) insanın beyninde açığa çıkması olarak değerlendirilebilinir. Bu yazıda esas dikkat çekmek istediğim şey, Kur'an'da işaret edilenlerin karşılığının kalbimizde/beynimizde/bedenimizde zahiren bir yeri olduğudur.
Varlıkta/bedende/beyinde... hiç bir şey gereksiz değil. Ama amigdala normal işlevini yerine getirmek yerine aşırıya gittiğinde acelecilik, hata, öfke, kızgınlık, azgınlık sebebinin adresi oluyor. Secde etmiyor Adem'e, Vasfı Şeytan oluyor, aldanıyor, aldatıyor... İnsan bir olay ile karşılaştığında amigdala o olayı geçmişte yaşanan bir olayla aceleci bir şekilde etiketliyor, duygusal bir çıkarım yapıyor, otomatik tepki veriyor, önceki olayın duygusunu yeni olaya da ekliyerek aşırı tepki vermeye sebep oluyor.
Örneğin bir kişi ile karşılaşıldığında amigdala hızlıca arşivini karıştırıyor, ona benzer birine verdiği tepkiyi buraya kopyalıyor, ön yargılı bir şekilde kişiye yaklaşıyor...Yani amigdala kopyala-yapıştır sistemi ile arşivindeki benzer duygusal tepkileri yeniye etiketliyor, hayvansı doğal bir iç güdü ile çalışıyor. Onu frenleyecek olan kortekstir.Korteks yeni kişiyi/olayı düşünce boyutunda sorguluyor, değerlendiriyor, ona akılcıl manalar yüklüyor, epifizden manevi manalar yüklüyor ve amigdalaya gönderiyor. Durum böyle olunca amigdala daha düzeyli duygular yüklüyor, beyinden daha olumlu sonuçlar çıkıyor...
Şems Suresi:
12) İzin be`ase eşkaha;
Onların en şakısi harekete geçtiğinde(Beyindeki negatif bölgelerin en şakisi olan amigdala bağırsak nöronların kumandası ile devreye girmek istediğinde!),
13) Fekale lehüm Rasûlullahi nakatallahi ve sukyaha;
Allah Rasulü("Allah manası irsali) onlara dedi ki(onlarda işlevsel olması için yapmaları gereken şey şudur" manasında. "Allah manasının kalpten beyine irsali/açığa çıkması için şunu yapmalısınız" manasında!): “Allah’ın devesini(Allah manasını taşıyacak beyini/ruhu) ve onun su içmesini(beynin ilimlenmesini) muhafaza edin(beyni koruyun, ilimlenmesini sağlayın)!”.
Zahirdeki deve yük taşır, yükü bir yerden alır, bir yere bırakır. Beyin de Allah ilmini alır, ruha taşır. Nasıl ki zahirdeki deve işini tamamladıktan sonra yükünü bırakırsa, insan beyni de ilim yüklediği ruhu bırakır. Ölümün tadılması ile birlikte ruh/insan deveden/beyinden iner/ayrılır, ruh/mana yoluna ilmi ile devam eder.Beden de beynin devesidir, beden beyne enerjisini temin eder. Beden beynin(enerji temini), beyin ruhun(mana temini), ruh Allah'ın devesidir(mecazen)... Binek olarak deveyi kullanan arap toplumuna devenin misal verilmesi uygundu. İnsana insanı, Allah'ı anlatan Kur'an'ın bu misallerini insan; kendinde arayıp bulmalıdır. "nakatALLAHİ/ALLAH'ın devesi" ile kastedilen mana misal verilen dört ayaklı bir hayvan olmasa gerek.
14) Fekezzebuhu fe`akaruha* fedemdeme `aleyhim Rabbühüm Bizenbihim fesevvaha;
Onu (Allah’ın Rasûlü’nü/Allah manası irsalini/beyni) yalanladılar(inkar ettiler/kale almadılar/beyni korumadılar/ilimlenmesini sağlamadılar) da onu (Allah’ın dişi! devesini/ ilmi yüklenecek/ilmi doğuracak beyni) vahşice öldürdüler(amaca dönük kullanmadılar/işlevini katlettiler/beyni harcadılar)... Bunun üzerine Rableri(akılları?), Bi-günahları ile(günahları/zararları olarak) onlara azab tatbik etti(beyinlerini kullanamamanın karşılığını, beyinlerini heder etmeleri ile an be an ödediler, ödemeye devam edecekler) de orayı tesviye etti (düzledi, beyni işlevsiz kıldı, o artık bozulmuş iş göremez hale geldi.).
15) Ve la yehafü `ukbaha;
Ve bunun akibetinden (sonucundan) korkmaz (beyin o kadar bozuldu ki bunun sonucunun getireceği zararın dahi farkında değil. Daldıkça daldı, ayarı iyice kaçtı. Örneği dünyada çok sayıda...) !.
***
Alak Suresi:
9-) Eraeytelleziy yenha;
Gördün mü o engelleyeni;(bildin mi, aceleci amigdalanın bağırsak nöronlarından gelen beden zannı oluşturan bilgiyle, korteksi/düşünmeyi/sorgulamayı devre dışı bırakma işlevini?)
10-) Abden izâ sallâ;
Bilfiil salât hâlindeyken bir kulu!(halbuki korteks/düşünme/sorgulama, kalp nöronlarından gelen manevi bilginin/Esma-ül Hüsna’nın açığa çıktığı epifize yönelme gücüne sahiptir.)
11-) Eraeyte in kâne `alelhüda;
Gördün mü ! Ya o hakikati yaşamakta ise?(Bildin mi epifiz kalp nöronları bağı sayesinde Ruh/melekle bağlantılı ise, Esma-ül Hünsa/Güzel İsimler kalp nöronlarında kodlanmış ve epifizden açığa çıkıyor ise. ALLAH/Esma-ül Hüsna’sı ile mümin/inanan/inandığının gereğini uygulayan kulun kalbindedir/kalbinden açığa çıkar!)
12-) Ev emere Bittakvâ;
Yahut Bi-korunmayı emretti ise! (Bu yolla “hakikatinde olarak/Bi!” takvayı sağlıyor ise, kalp nöronlarındaki Esma-ül Hünsa epifizden açığa çıkarak takvayı/yakiyni sağlıyor ise…O ötede bir tanrı değilse, kendindeki hakikatte ise…)
13-) Eraeyte in kezzebe ve tevellâ;
Bir düşün! Ya yalanladı ve yüz çevirdi ise?(Amigdala bağırsak nöronlarından gelen beden zannı oluşturan bilgiye uyup, korteksin işlevini devre dışı bırakarak, aceleci davranıp işi bedenselliğe, duygusallığa, tepkiselliğe çevirdi ise… Kortekse ve onun üzerinden epifize yönelmeyip kalp nöronlarından gelecek Esma-ül Hünsa bilgisini, düşünce ve maneviyatı göz ardı etti ise…)
14-) Elem ya`lem BiennAllâhe yera;
Bilmez mi ki Allâh kesinlikle görür?(Bilmez mi ki ALLAH kesinlikle/sadece “B Gerçeği ile” görür. Yani kalpteki ALLAH’ın kalp nöronlarındaki Esma-ül Hünsası/Güzel İsimleri, korteksin düşünme/sorgulama işlevi sonucunda “B noktan olan epifizden” açığa çıkar. O ötede bir tanrı değildir. Sana şah damarından daha yakındır. Kalptedir, Esma-ül Hüsna’sı/Güzel İsimleri ile…)
15-) Kellâ, lein lem yentehi lenesfe`an BinNasıyeh;
Hayır! Andolsun ki eğer vazgeçmezse, elbette onu alnından (beyninden) şiddetle tutup sürükleriz! (Amigdala eğer bağırsak nöronlarından gelen beden zannına ait bilgilere yönelmeye devam ederse, beynini bu yöne sürüklerse bunun sonuçlarını çok acı olarak yaşamaya mahkum olur.Çünkü ölümün tadılması ile birlikte beden devreden çıkar, şartlar değişir, o beden zannı ile bu yeni şartlar içinde perişan olur.)
16-) Nasıyetin kâzibetin hatıeh;
O yalancı, o hata yapan alnı (beyni)!(Beyin amigdala üzerinden bağırsak nöronların kontrolüne girerse, kişi kendini beden sanır ve bedensel, duygusal tepkiler verir. İçgüdüleriyle sorgulamasız yaşayan bir hayvana döner. Sistemi yalanlar/beyni değerlendiremez; sisteme aykırı davranır, beyni hatalı çıktılar oluşturur.)
17-) Felyed`u nadiyeh;
Haydi, çağırsın meclisini! (Amigdala haydi çağırsın meclisi olan, bilgisine uyduğu, beden zannı veren, duygusal tepkiler oluşturan, hayvansal yaşam veren bağırsak nöronları. Yani amigdalanın kontrolü ele geçirdiği beyin, bağırsak nöronlarının kendisine empoze ettiği bedensellik vehmi ile yaşamaya devam etsin…)
18-) Sened`uzZebaniyeh;
Biz de çağıracağız Zebânîleri!(Biz de çağıracağız zebun edicileri. Bu işin sonu zebun olmaktır, perişan olmaktır, acı çekmektir, yanmaktır. Çünkü eninde sonunda bedende dahil sahip çıkılan şeyler birer birer elden çıkacak, bedensellik zannı, duygusallık çıkmazı insanın başına bela olacaktır…)
19-) Kellâ* lâ tutı`hu vescüd vakterib;
Hayır, sakın! Ona uyma; secde et ve yaklaş! (19. âyet secde âyetidir.)(Amigdala sakın aceleci davranıp bağırsak nöronlardan gelen bedensellik zannı oluşturucu bilgilere uyma! Kortekse secde et/korteksin düşünmesine, sorgulamasına izin ver!) ve (korteks kanalı ile) epifize yaklaş ki kalp nöronlarından gelen Esma-ül Hünsa bilgisi açığa çıksın.Ve senden akılcıl(korteks ile) kalpten(epifiz ile) bir duygu(amigdala ile) çıksın.)
***
İnsanın mekanı semasıdır. İnsan bedenin semasında beyni vardır. İnsan beynini kullanabildiği kadar insandır. Adem arz’da halife olarak yaratılmıştır. İnsanın arzında bağırsak nöronları vardır. İnsanın halife oluşu seması/beyni kadarı ile arzına/bağırsak nöronlarına hükmedebildiği nispettedir. İnsan halifeliğini gerçekleştirmek için; yardımı Arşında/kalbinde olan Sultanından(ALLAH’tan/Rahman’dan), kalp nöronlarındaki Esma-ül Hüsna’dan alır…Konuyu pekiştirmek için “ruhlarınız bedenlerinizdir, bedenleriniz ruhlarınızdır” sözü ile, “ ALLAH’ın alemlerdeki tasarrufu alemler suretiyledir” sözünü hatırlamakta fayda var…
Sürçü lisan ettiysek af ola…