ElifBa’nın Esma-ül Hüsna İle Çözümlenmesi ( 2 )

17 / Ocak / 2010 / Saim yusuf / saimyusuf@hotmail.com
Saim Yusuf

Başta Abdullah İ. Abbas r.a. olmak üzere bazı sahabe ve alimlerin sözleri:

 

“Kaf, Allah’ın isimlerindendir”

 

“Kaf, Kur’an’ın isimlerindendir”

 

“Kaf, Hz.Muhammed’in kalbi’dir”

 

“Allah’u Teala şu Arz’ın arkasından (Arz’ı kapsayan) bir bahr-ı muhıyt yaratmıştır, sonra onun arkasından da <Kaf> denilen bir dağ (Kaf Dağı?) yaratmıştır ki dünya seması (?) onun üzerinde dalgalanır!!!”.

 

“Allah bir dağ yaratmıştır ki ona <Kaf> denilir (Kaf Dağı?)... Bu dağ alemi ıhata etmiştir ve onun kökleri/damarları Arz’ın üzerinde bulunduğu Kaya’ya (atom boyutuna) uzanır... Allah bir karyeyi zelzele etmek dilediğinde o dağa emreder de o karyeye giden kökü/damarı tahrik eder... Böylece (Allah) orayı zelzele eder ve hareketler...”.

 

Bu sembolik anlatım bizce hakkani mevcudiyeti, somut realiteyi anlatmaktadır... Kudreti ilahinin evrensel enerjiyi, onun atom boyutunu ve cismani varlıkları meydana getirişini ve her dem geçerli üzerlerindeki ilahi tesir ve tasarrufu dillendirmektedir...

B Meal-KAF Suresi/Hasan GÜLER

 

TI: Batın isminde geçmektedir. BaTIn ismine semboldür. Sad’ın ön kapalı(yuvarlanarak kapanmış!) kısmının Elif ile birleşiminden oluşmuştur. Tı; Sınırsız Tekliğin(Elif) manaya dönük sınırlama getirmesine, Sınırsız Tekliğin(Elif) batına bürünüşüne semboldür. Tı’nın üzerinde nokta yoktur, bundan dolayı manaya dönüktür. Zı’nın üzerinde ise nokta vardır, bu nokta sınırlı mananın/batının açığa çıkıp yapıyı/zahiri açığa çıkarması(algılanır kılması) anlamındadır.

 

Batın; gizli,ortada olmayan,algılanamayan demektir. Batın ismi; Be,(Elif)-Tı,Nun harflerinden oluşur. Batın olan nerededir? Cevabını Batın isminin harfleri verir. Tekliğiyle Be’dedir(Be, Elif)! Be’nin altında gizli olan Nokta’dır.  İnsanın bilinç altına gizlenmiş, bilinçaltına ötelenmiş(Be) Teklik(Elif) bilgisidir.  Batınında(Tı) Nur(enerji, Nun) vardır, hakikati(Be) Teklik(Elif) olanın. Hakikatindeki(Be) Tekliğe(Elif) erenin, manası(Tı) nurlanır(Nun). Mevcudat özündeki(Be!) Teklikten(Elif), batınındaki(Tı) nurdan(Nun) açığa çıkar. Beynindeki bir noktadan seyreder insan alemi, kainat noktasındadır gizli. Noktasındaki Sınırsız Tekten açılır bilincine alem. Alemleri seyreyler, Noktasındaki Alemden Adem.

 

 “Özündeki(Be) Teklik(Elif), Batınındaki(Tı) Nurdur(Nun)”. Hakikatindeki(Be) Teklik(Elif) manana(Tı) nurdur(Nun). Be, altındaki nokta ile boyutsallıktaki esma/takyon alemine(Be); Elif, bu soyut alemin Tek’e/Tekliğe dayandığına; Tı, batınımıza; Nun, enerji/kuantum alemine işaret eder. Boyutsal özde gizli(Be’de altta gizli nokta! Gizli yani soyut takyon boyutu!) boyut Teklik(Elif) iledir, bu boyut batınındır(Tı), Nur’un(Nun, enerji boyutunun!) kaynağıdır.

 

TI; manada sınırlama getirir. Manada sınırlama ile bilen-bilinen(algılayan-algılana) meydana gelir. İlimde/enerjide sınırlama ile mevcudat var olur. Çünkü ne ki sınırsızdır, bilen-bilinenden yoksun olarak hiçlik halindedir. Sınırlama ile ilim(bilgi) açığa çıkar, sınırlama ile nur(enerji) açığa çıkar. Sınırsız ilim, sınırsız kudret hiçliktedir. Sınırlanınca ilim ve nur, açığa çıkar, algılanır olur, bilinir. TI, manada sınırlamaya semboldür, bilinmeyi sağlar. Var olmak için gerekli, hakikate ermek için manası geliştirilmeli/genişletilmelidir.

 

TI harfi; Latif isminde de geçmektedir. Latif ismi; batındakinin Letafetine işaret olabilir. Latif; lûtuf sahibi, birimin özünde ve yapısında yer alır biçimde mevcût demektir. Latif ismi; Lam,Tı,(Ye),Fe harflerinden oluşmuştur. İlim(Lam) batından(Tı), insan/kainatın özünden(Ye!), mevcudatı algılanır kılar(Fe) . (Fe teklif yönüyle yapılması isteneni emrederken, tespit yönüyle Emr altındaki sistemin işleyişine beyan olur!).

 

Latif özelliği varlığı; ilmi boyuttan(Lam!), batından(Tı), özdeki manadan(Ye) algılanır kılar(Fe). İlmi boyutumuz takyon boyutudur, batınımız enerji boyutudur, Ye harfi ikisinin de(takyon ve kuantum boyutu!) özümüzde(insan ve kainatın!) gizli olduğuna(Ye’de altta iki nokta!) işaret de olabilir. Hangi mertebeden, hangi bilinç düzeyinden, hangi şuur seviyesinden değerlendirişe göre, harflere, kelimelere yüklenen mana çeşitlenmektedir. Ne kadar çok mertebeden değerlendirilirse o kadar çok sonuca ulaşılır.

 

TI harfi; Basıt isminde de geçmektedir. Basıt; Batınındakinin açılmasına işaret olabilir. Basıt; açan,yayan,genişlik veren demektir. Basıt ismi; Be,(Elif)-Sin,Tı harflerinden oluşur. Basıt ismi harfleriyle açılmanın özündeki/hakikatindeki Teklikten olduğunu(Be,Elif), yakıynlığın-genişliğin(Sin) Batıni manada(Tı) olduğuna işaret eder. Hakikatindeki Tekliğe eren, mana boyutunda genişliğe kavuşur(Basıt). Özündeki Tekliğe eren, sınırlı bilincini sınırsız şuura çevirir, batını manası genişler, Tekliği Noktasında bulur.

 

Tı harfi; Muksıt isminde de geçer. Muksıt; her şeyi yerli yerinde yapan, zâlimden, mazlumun hakkını alan demektir. Muksıt en genel manasıyla; maksat demektir. Muksıt harfleriyle maksadın ne olması gerektiğini harfleriyle açıklar: Muksıt ismi; Mim,Kaf,Sin,Tı harflerinden oluşur. Kudreti(Kaf) değerlendirerek(Mim) yani kudreti işleterek, Batıni manayı(Tı) genişletip yakıynlığa(Sin) ermektir maksat!

 

Esmaları harfleriyle tefekkür ettiğimizde anlıyoruz ki Oku’yan(Hz.Muhammed) kendine, özüne, hakikatine dönük olarak Oku’muştur esmaları. Dışındaki bir tanrının gönlünü hoş etmek için, o tanrıya yaranmak amacıyla değil! O ömrü boyunca, insanı kendinden uzaklaştıran, dışına yönlendiren tanrı anlayışıyla mücadele vermiştir. İnsanı hakikatine yöneltmek istemiştir. Ne ararsan kendinde ara; arayan kendinde buldu! Seni dışa, ikiliğe çeken tüm düşüncelerden, manalardan arın; dünyan Özündeki Teklik olsun.

 

ZI: Zahir isminde geçmektedir. Zahir ismine semboldür. ZI; TI’nın üzerine nokta konmasıyla oluşmuştur. Bu nokta batının açığa çıkışına, zahir oluşuna işarettir. Sınırsız Tekliğin(Elif) Batına bürünüşü, Batından da Zahirin açığa çıkışı anlatılmak istenmektedir ZI harfi ile. Batın manaya dönüktür, Zahir yapıya dönüktür. Sınırsız Tekliğin manada sınırlama getirilmesi(esma terkibi, sınırlı frekans oluşturulması!), mananın yapı olarak algılanması söz konusudur.

 

Zahir Allah’ın bir ismidir yani özelliğidir. Kur’anda ve hadislerde O’nun Zahir ismi/özelliği geçmektedir.Zahir; apaçık ortada olan;algılanabilen demektir.Allah (Zahir özelliği dolayısıyla!) apaçık ortada olan, algılanabilendir de. Sana alem görünen, hakikatte Allah’tır, Allah birdir Vallahi, sanma ki birkaç ola… Bize alem olarak görünen gerçekte Allah’tır, Allah bize alem olarak Zahir olur(algılanır).

 

Zahir ismi/özelliği; Zı,(Elif)-He,Rı harflerinden oluşmuş. Zahir harfleriyle şu manaları açar: Zahir(Zı), Tek(Elif) olan Zatın(He) Rab(Rı; Esma işlevi, ilim sergilemesi, frekans oyunu) özelliği iledir. Zahir(Zı); Tekdendir(Elif), zatı(He) Rabbe(Rı) dayanır(Rabdir!). Rab(Rı) Zatıyla(Bizzat Kendisi/ He) Tekliğinden(Elif) Zahir(Zı) eder. Zahir olan da kendisidir, Batın olan da kendisidir, Sınırsız Tek olan da kendisidir. İLLAHU!!! Sınırlamasız/Engelsiz her türlü Tek…

 

Hafız; koruyan, muhafaza eden,ayakta tutan demektir. Hafız ismi; Ha,Fe,(Ye),Zı harflerinden oluşmuştur. Zahir(Zı) nasıl korunup muhafaza ediliyor da nasıl ayakta tutuluyor yani zahirin mevcudiyetindeki süreklilik nasıl sağlanıyor, harflerine bakıp anlamaya çalışalım: Hak/Hay(Ha) olan mevcut mananın açığa çıkması(Fe) ile, özündeki ilim-kudret/takyon-kuantum/bilgi-enerji boyutundan(Ye) Zahir olunuyor. Hakikate/Hayatiyete sahip olan bu sınırsız boyutlar sayesinde Zahir olunmaya devam ediliyor, Zahirin varlığı korunuyor. Dini yaşama dönük olarak ise; Risalet ve Nübüvvet ilmini(Ye) Zahirinde(Zı) fiil olarak açığa çıkaran(Fe) Hak olan sisteminde güzel bir Hayat bulur(Ha) yani korunmuş, muhafaza edilmiş olur, şeklinde yorumlanabilir.

 

Azim; sonsuzluğuyla azâmet sahibi demektir. Azim ismi; Ayın,Zı,(Ye),Mim harflerinden oluşur. Ayan olan(Ayın) zahirin(Zı) Ye’sinin(alttaki iki noktası ile özdeki takyon ve kuant boyutuna) değerlendirilmesi(Mim) ile fark edilecek bir azamet söz konusudur. Ye’deki değerlendirme(işlerlik, işlev) ile Zahirin ayan olması Azim/Azametli bir iştir. Sergilenen Azim/Azametli bir ilimdir. Her noktada Sınırsız Tekliğe ait tüm özellikler mevcuttur. Her açığa çıkan Zahir, hakikati dolayısıyla özünde azameti barındırır. Özündeki işlev ile oluşur. Her noktada her şey mevcuttur. Sonsuz noktada sonsuz evrenler mevcuttur. Noktada Sınırsız Teklik mevcuttur.

 

Azim ismini harflerine bakıp dini yaşayışa dönük olarak; Risalet ve Nübüvvet ilmini(Ye) değerlendirenin(Mim) Zahirine azamet/yücelik ayan olur, ortaya çıkar(Ayın) şeklinde yorumlanabilir.

 

AYIN: Azim isminden anladığımız kadarıyla Ayan etmek, görünür kılmak, fiile çıkarmak, zahire çıkarmak anlamı içeriyor. “Ayan olan nedir?”e cevap bulmak için Ayın harfi geçen diğer esmaları da değerlendirdiğimizde yüceliğin/azametin ayan olması manasına ulaşıyoruz.

 

Ayın harfi Aliyy isminin başında yer alır. Aliyy; yüce; fevkalâde yüksek demektir. Aliyy ismi; Ayın,Lam,Ye harflerinden oluşmuştur. Dini yaşama dönük olarak; Risalet(Allah’ı tanıma!) ve Nübüvvet(Sistemi tanıma!) ilmi(Ye) O’nun İlmi’nden(Lam) ayan olur(Ayın!); Resul ve Nebinin ilmini ayan etmesi, Risalet ve Nübüvvet ilmini ayan edenin yüceleceği, şeklinde yorumlanabilir. Varlığın oluşumuna dönük olarak; Takyon ve kuantum boyutu(Ye) O’nun İlmi’nden(Lam) ayan olur(Ayın), özdeki boyutlar, evren içre evrenler İlimden ayan olur, şeklinde yorumlanabilir.

 

Ayın harfi Rafi isminde de geçer. Rafi; yükselten demektir. Rafi; Rı-(Elif)-Fe,Ayın harflerinden oluşur. Rab(Rı) Teklik(Elif), mevcudatı noktasından fiile çıkararak(Fe) ayan eder, görünür kılar(Ayın). Kainatın mana noktasında(Fe) ayan olmak(Ayın) için, Rabbin(Rı) Tekliğine(Elif) yönel. Ki şuurun yükselsin, her yerde var olan mana sensin. Mevcudatın her noktasında Sınırsız Tek olan Rabbin işlevinin açığa çıktığının şuuruna ayan olmasıdır Rafi. Şuur bu manayı hallenirse her an, yükselecektir manada Rabbine.

 

Ayın harfi Adl isminde de geçer. Adl; her birimi ne için varettiyse,ona hakketiğini veren demektir. Adl ismi; Ayın,Dal-Lam harflerinden oluşur. İlmi(Lam) Abd’de(esma terkibinde, kapasitesi kadarıyla!) ayan eder. Bu sistemle Abd’i ve hakkettiğini yaratmış olur. Adalet, hak edene hak ettiğini vermektir. Hak eden esma terkibinin karşılığını hak etmiştir. Ve hak eden esma kapasitesinin dışındakini alamaz. Herkes kabı kadarıyla nasiplenir. Herkes mıknatısının gücü ve yönündekini kendine çeker.

 

Her birim kainatta, kainattan aldığı özelliklerle var olur. Her birim kainatta yaşar, kainatı şekillendirir. Ademoğlu(tüm insanlık, tek bir insan bedeni olarak!) yeryüzünde halife olarak, bir tanrıdan yardım almaksızın(tanrı yok!), kendindeki özelliklerle yaşar(illa/kaynak Allah). Ve insanoğlu(tek bedendir insanlık!) ektiğini biçer. İnsanlık bedeninin yaptığı yanlışların karşılığını, yine insanlık bedeninin uvuzları olan insancıklar alır.

 

Kur’andaki “yaptıklarınız..” ifadesi ve “nefsi vahide” ifadesi sistemin varlığı tek olarak gördüğünü, ve bu varlığın ektiğini biçtiğini haber vermektedir. Yani, başına gelenlerden sorumlu olan yine insanlık alemidir ki insan da bu alem içinde doğar ve bu alemde işler. Bu alemden payına düşeni alıp var olduğu gibi, bu alemden her an hakkettiğini de alır. Her insan insanlık alemi içinde var olur, kimseyi suçlamaya hakkı yoktur. İnsanlık alemi ektiğini biçmektedir.

 

ĞAYIN: Ayın harfinin üstüne nokta konmasıyla oluşmuştur. Ayın indinden yani ayan olana, görünür olana, algılanana dönük değerlendirmeye semboldür. Ayan olana bağlı kalarak sınırlı değerlendirme yapan ise, ayan olmayanı kendisine örtmüş olur. Bu açıdan baktığımızda Ğayın harfinin kısaca “örtmeye, örtülü olan kısma” sembol olduğu anlaşılacaktır.

 

Ğayın harfi Ğafur esmasının başında yer almaktadır. Ğafur; suçluları bile küçük düşürmek istemeyen, örtücü demektir. Ğafur ismi; Ğayın,Fe,(Vav)-Rı harflerinden oluşmuştur. Rab(Rı) kendisini örter(Ğayın), mevcudatın manasından(Vav) fiile çıkanlarla(Fe). Ve insan sanır ki ayrı ayrı birimler, iradeler var da onlar birbirlerinden izoleli olarak diledikleri manaları açığa çıkarmaktadırlar(!). Ve böylece örtülür insanın şuuru, özde işleyen Rab işlevinden. Halbuki mevcudatın manasından(Vav) fiile çıkmaktadır, mevcudatın manası mevcudattaki her şey üzerinde etkilidir, etkendir.

 

Ve en büyük suç, varlığını O’na ortak koşmaktır, O’nun varlığı yanında, ayrı olarak kendine varlık vermektir. Örter kulun birimsel varlık anlayışını(Ğayın), Rab(Rı, sadece irsal olan Esmalar vardır!) bilgisi ile, mevcudatın manası(Vav) var olur da mevcudatın manasından açığa çıkarır(Fe) efali(alemlere tasarrufu alemler suretiyledir!). Bu şuurla yaşayan kul, benlik suçundan kurtulur. Ğafur ismi, harflerinin manasıyla benlik suçundan vazgeçmenin yoluna işaret eder.

 

Ğaffar ismi de; dilediği tüm kusurları bağışlayan demektir. Ğaffar ismi; Ğayın,Fe,(Elif)-Rı harflerinden oluşur. Ğafur isminde yer alan Vav yerine, Ğaffar isminde Elif gelmiştir. Mevcudatın manasındaki Tekliğe, Teklik ile var oluşuna işaret etmektedir. Mevcudat Tek bir varlık olarak vardır, mevcudatta Teklik hakimdir.

 

Ğani ismi; kavramlar üstü, yegâne zenginlik sahibi demektir. Ğani ismi; Ğayın,Nun,(Ye) harflerinden oluşur. Ayan olanın özünde, göze örtülü olan(Ğayın); Nur(Nun, enerji boyutu) yani şuurun ilim(özünün takyon)- şuurun kudret(özünün kuantum) boyutunun(Ye) zenginliği, genişliği, üstünlüğü açıklanmaktadır. Konuşan(Hz.Muhammed) hayalinden değil, boyutsallığa miracıyla şahit olduklarından bahsetmektedir. Kendisine somut olmuş realiteden söz etmektedir.

 

Hayali bir tanrının vasıflarını değil, mevcudatın(dolayısıyla insanın!) boyutsallığındaki özellikleri dile getirmektedir. O insanları hayali bir varlığa değil, ötesindeki bir tanrıya değil, kendi hakikatlerine davet etmektedir. İnsana, insanın hakikatindekini tavsiye etmektedir; insanı özüne döndürmek istemektedir. Hakikatindeki bu zenginliğin farkında olarak yaşamı değerlendirmeye(Mim!) sembol olarak da Muğni ismini tefekküre sunmuştur.

 

FE: F harfi; VAV’ın üstüne nokta konmasıyla oluşmuştur. Mevcudatın manasından(mana boyutundan!) açığa çıkışa semboldür. Mevcudatın manasından, mevcudatın yapısının açığa çıkarılmasına semboldür. FE harfi; Emr alemine aittir, sistemin Emr altındaki işlevine işarettir. Her birim mevcudatın manasından payına düşeni alır, açığa çıkarır. Her birim mevcudatta oluşur, mevcudatın özelliklerinden oluşturulur. Her birim üzerinde, mevcudat manasından çıktı oluşturur.

 

Her birim mevcudatın manasıyla özden tek olarak birbirine bağlıdır. Mevcudattaki her şey birbirini etkiler, hepsi mevcudatın manasından nasiplenir. FE’de açığa çıkan(noktası!) mevcudatın mana boyutundandır(FE’nin VAV kısmı!). FE harfi; mevcudatın manasındaki tekliğin noktasından açığa çıkması(her noktada kainatın mevcut olması! ) olarak değerlendirilebilinir. FE; VAV üstünde nokta olduğu için, VAV’ın indinden bakıştır. Kainatta her açığa çıkanı mevcudatın manasından bilmektir, hiçbir şeyi diğerinden ayrı, bağımsız, izoleli görmemektedir.

 

KAF: VAV’ın üstünde iki nokta! Mevcudatı açığa çıkaran evrensel enerji yani kuantum boyutu. İki nokta, kuantum boyutundaki dalga-parçacık özelliğine semboldür. Ve biz şu an algımızdaki sınırlama dolayısıyla, bu boyutu kainat olarak algılamaktayız. Her boyut algılayıcısına göre var olur. Algıyı ise frekans sınırlaması oluşturur. Frekans sınırlaması ise ilmi bir ilizyondur. Allah alemleri ilminde, ilmiyle, ilmi suret olarak yaratmıştır. Bu ilim alemler olarak açığa çıkmakta, algılanır olmaktadır.

 

İlmi O’nun varlığını; takyon boyutunda soyut bilgi(esmalar) olarak, kuantum boyutunda kudret(enerjideki güç) olarak, atom boyutunda atom olarak, madde boyutunda madde olarak algılatır şuura. Halbuki O’nun Zatı amadadır, bilen-bilinen gibi ikilik olmayan sırf tekliktir ki Zatı bilinemez, hiçliktedir. Zatını(kendisini), ilmi sayesinde alemler olarak algılatmaktadır. İlminin işlevi, Kendisini(orijin varlığını) alemler olarak algılatmasıdır.

 

Kaf harfi Kadir isminin başında yer alır. Kadir; kudreti her şeye yeten demektir. Kadir ismi; Kaf,(Elif)-Dal-Rı harflerinden oluşur. Elif Tekliğe(Elif; Teklik dosdoğru yol!), Dal kulluğa(aBD; esmaların Be’den açığa çıkması!), Rı Rabbe(RaB; Be’ye irsal olan esmalar!) sembol dolduğuna göre; Kaf ismi Kadir ismine Kudret manası yansıtmaktadır. Yani Kaf Kudrete semboldür. Kudret hayali bir kavram olmayıp, mevcudatta gözlemlenen(Kaf’ın Vav kısmı!) somut bir realitedir ki mevcudatın özündeki enerji boyutunda(dalga-parçacık özelliği; Kaf’ın iki noktası!) işarettir.

 

KEF: Lam üstünde Ye’ye(noktasız görünümü!) benzer bir sembolden oluşur. Diğer sembolü ise Ye’ye(noktasız görünümü!) benzer. İlim(Kef’in Lam kısmı!) boyutundan(takyon boyutu!) kuantum boyutunda dalga görünümlü görünüşe(Kef’in Ye gibi S şeklinde dalga görünüşü) semboldür. Yani; ilimden dalgaya bürünüşü sembol eder. Kef; Meleki dalga boyuttur. Melk(melek), kuvve demektir, varlığı enerji dalga boyutudur.

 

Kef harfi Malik esmasında geçer. Malik; mülkünde tasarruf sahibi, herşey O’na muhtaçtır demektir. Malik ismi; Mim,Lam,Kef harflerinden oluşur. İlimdeki(Lam) değerlendirme/işlev(Mim) ile Kuvve/enerji varlıklar/melekler oluşur. Yani; takyon boyutundan(bilgi boyutu, soyut boyut!) kuantum boyutun(enerji dalga boyutu!) meydana gelmesi açıklanmaktadır.

 

Harflerin sembol dili esmaların manası hakkında ne kadar derin ve ÖZel manalar sunuyor. Dışımızdaki bir tanrıdan deği(tanrı yok!), özümüzdeki hakikatten bahsediyor. Ve gerçeğimiz ile bütünleşmemizi, somut realiteye şuurumuzu çevirmemizi sağlıyor.

 

Hatalar benden, isabet kaynaktan.     Selam ile…