بِسْمِ اللّٰه Bismillah
بِاسْمِ رَبِّكَ BismiRabbiKe
بِاَسْمَاءِ Biesmai
"Kur`ân`ın sırrı Fâtiha`dadır. Kur’an “Fatiha”da toplanmış, özetlenmiştir.
Fâtiha`nın sırrı `B`ismillâh`dadır. Fatiha “Bismillah”da toplanmış, özetlenmiştir.
`B`ismillâh`ın sırrı da "B" harfindedir... Bismillah “B”de toplanmış, özetlenmiştir.
Ben o ‘B’nin altındaki NOKTA’yım!"
Öyleyse, Kur’an’ın sırrı “B” harfindedir. Kur’an’ın manası “B”de toplanmış, özetlenmiştir. Kur’an, İkra edilen yani Oku’nandır. Oku’nan ise, algıya göre var olan evren içre evrenlerdir. Her şey Oku’ma ile yani algılamayla var olur, açığa çıkar. Her noktada “NOKTA”ya ait tüm özellikler vardır. “Sınırsız-Tek NOKTA”nın sınırlı-çok noktalar olarak algılanması algılayana göredir ki “NOKTA” her an yeni bir oluştadır.
“B”; ب şeklinde yazılır. Altta bir “NOKTA”; üstte ise “NOKTA”dan yansıyan, “Elif’in büzülmüş, başı-sonu sınırlı şekli olan eğik bir çizgi”. “B” görünüşü ile; “her şey özündeki “NOKTA”dan boyutuna doğru inzal olur” der. NOKTA’daki Bilgi(Kitap/Esma) İnsan’a Öz’ünden inzal olur ve Hz. İnsan “NOKTA”sındakini Oku’r alemler olarak.
Kur’an, “B”de toplanmıştır, “B”, Kur’anın özetidir. Kur’an Teklik ve çokluk hakkında bilgi verir. Teklik “B”nin altındaki “NOKTA” ile, çokluk “NOKTA”nın üstündeki çok noktadan oluşmuş büzülmüş eğri çizgi ile sembolize edilmiş olunabilir. Kur’an, hidayet ve delaletten bahseder. Hidayet “B”nin altındaki “NOKTA”yla, delalet “NOKTA”nın üstündeki büzülmüş eğri çizgiyle sembol edilmiş olunabilir.
Kur’an Allah’ın zatından ve yarattıklarından bahseder. Allah’ın zatına “B”nin altındaki “NOKTA” ile, yarattıklarına “NOKTA”nın üstündeki büzülmüş eğri çizgi ile işaret edilmiş olunabilir. “B”de “NOKTA”, üstündeki büzülmüş çizgiden beri olması misali, “Allah’ın zatı yarattıklarından beridir” manası verilmek isteniyor olabilir. Çünkü alemlerin aslı hayaldir, gerçek varlık kokusunu dahi almamışlardır, algılarına göre vardırlar, bir alt boyuta göre yoklardır.
Kur’an Bismillah’ta da toplanmış, özetlenmiştir. “B”nin açılımı “Bismillah”tır. “Bismillah”ın “ismi” kısmı, “B”nin eğri çizgisinin açılımı olabilir. “Bismillah”ın “Allah” kısmı, “B”nin “NOKTA” kısmının açılımı olabilir. İşin başındaki insanın haline “ismi” ile çokluk bilinciyle delalet üzere yaşamaya sembol olabilir. “Allah” manası şuuruna açılmış, ”B”nin “Nokta”sına ermiş kişi Teklik şuuruyla hidayet üzere yaşar. “Bismillah”, “Bi” ile başlar ve herkes doğumu ile birlikte bu halde hayat yolculuğuna başlar. “Bismillah”taki “B”nin altındaki çizgi(esre) “Nokta” ilminin insanın şuurunda açığa çıkmadığına, bilincinin altında gizli kaldığına işaret olabilir.
Varlığın oluşumu olarak ele aldığımızda ise; “B”nin altındaki esre “NOKTA”nın üstündeki büzülmüş eğri çizginin yani çokluğun, Tek’ten(NOKTA) “İnzal(esre!)” olduğuna işaret olabilir. Esre; harflerin altına konur ki var olmaya dönük olarak özden inzale, manaya dönük olarak da o mananın bilinçte altta gizli kalmasına yani beyinde açığa çıkmamasına işaret olabilir.
“NOKTA”nın altındaki esre de “NOKTA”ilminin beyinde açığa çıkmama safhası olan, insanın yolculuğunun başlangıç haline işaret olabilir. “B”nin altındaki esre delalet üzere olan insanda; insanı alta, aşağılara çeken birimsellik hallerine işaret olabilir.
İnsan, aklıyla insan(Siyn) olmaya hak kazanır. “Bismillah”da “Bi” ile(B, altında esre) “NOKTA”dan habersiz olma halinin sebebi; Siyn ve Siyn’in üzerindeki cezim, Miym ve Miym’in altındaki esre ile açıklanmak istenmiş olabilir. Siyn’in üstündeki cezim başlangıçta insandaki “NOKTA” ilmini kavrayacak aklı yeterliliğin olmadığına işaret olabilir.
Çünkü bu safhada insan Siyn’in dişlileri misali çokluk bilinciyle yaşamaktadır. İnsanı mana olan gerekli akletmenin işin başında Siyn’de açığa çıkmadığına cezim(sıfır) işaret ediyor olabilir.
“BismillaH”; “B” ile başlayıp “H” ile sona erecek şuursal yolculuktur. Sondaki “H/O” baştaki “B”nin altındaki Tek “NOKTA”ya işaret olabilir. Yolculuk İnsanın “B”sindeki “NOKTA”sında başlar, farklı süreçlerle devam eder. Bismillah’da “Siyn” harfi “B”nin eğri çizgisine birleşik yazılmıştır. Siyn “B”nin eğri çizgisinin açılımı olabilir. Siyn dişli görünümüyle dalga izlenimi verir. Siyn; varlığın oluşumuna dönük olarak değerlendirildiğinde, boyutsallığa işaret olabilir.
Bu bakışla Siyn’in üzerindeki sıfır şeklindeki cezim işareti boyutların(evren içre evrenlerin) yokluğuna yada birbirlerini dengeleyici nötr haline işaret olabilir. Siyn ilk yaratılan tekillik olan Hz. İnsan olarak değerlendirildiğinde, bu ilk İnsan’ın adı Adem(YOK/verimli toprak) olduğu ipucu değerlendirildiğinde, Siyn’in üzerindeki cezim (sıfırlama /nötürleme)nın manalarını anlamamızı sağlar. (İNSAN 1-İnsan üzerinden, (kendisinin onda) anılır bir şey olmadığı halde, Dehr’den bir hıyn (belli olmayan bir zaman, süreç) geçmedi mi?.)
Bismillah’daki Miym’i şekil olarak değerlendirdiğimizde, boynu bükük ayakta bir insan görüntüsü verdiği görülmektedir. Bu insanın boynu büküktür, çünkü “B”sindeki “NOKTA”dan habersizdir, NOKTA ilmi bilincinin altında gizli kalmıştır, aşağılara çekilmiştir(B’de esre!). Miym’in boynu büküktür; çünkü bu insanın insanı manası olan akletme yetersizdir(Siyn’in üstünde cezim, sıfırlama). Miym’in altındaki esre ise bu süreçte bu insandaki değerlendirmenin/tefekkürün açığa çıkmadığının, aşağılarda olduğunun işaretleri olabilir. Bu durum normaldir, çünkü yolun başındaki her insanın hali böyledir, yolculuk buradan başlar.
“DUHA 7,8- (Rabbin) seni dall (Zati hakikatından sapkın) bulup da hidayet etmedi mi?.(Rabbin) seni ail (fakr içinde) bulup da zengin kılmadı mı?.”ayeti her insandaki bu başlangıç haline değinir. Dall ve ail hali “Bismi” sürecindeki yaşanan haller, işin başındaki aklın ve tefekkürün yetersizliğinin açıklanması olabilir. Çünkü başlangıç geride ve sıfır noktasındadır. Hidayet ve zenginlik ise, Allah manasına erip, Nokta’ya kavuşma halidir. Ki bu manalar hep şuura dönük anlamlar içerir, maddeye dönük değerlendirilmemelidir. Asıl huzur manadadır, maddede huzur aramanın sonu gelmez. Nokta’sındaki hiçliği fark eden huzura erer. Asıl hidayet akıla, zenginlik şuura aittir.
“B”nin altında “NOKTA” vardır. “NOKTA” “B”nin bürünen çizgi kısmına değmemektedir, ondan beridir. Teklik-çokluk birbirine kıyasla ifade edilirler, Teklik çoklukla, çokluk teklikle bilinir. Çokluğun ilk basamağı olan ikilik olmazsa bilen-bilinen olmazdı. İşte, “B”nin altındaki “NOKTA” teklik-ikilik-çokluk gibi tüm kavramlardan uzak olan Zata işaret olabilir.
“Bismillah”daki “Siyn” ve “Miym”in halleri “B”nin eğri çizgisinin açılımı olabilir. Çünkü “Siyn” ve Miym” “B”nin eğri çizgisine bağlı yazılmıştır. “B”nin altındaki “NOKTA” ise onlardan beridir. “Bismillah”daki “H”; Allah lafsı içinde değerlendirildiğinde “Elif”e, “B”ye dönük olarak değerlendirildiğinde ise “B”nin altındaki “NOKTA”ya işaret ediyor olabilir, “O/Zat” diye.
Allah lafsı “B”deki “NOKTA”yı açıyor, hidayeti tanıtıyor; “ismi” ise “B”deki eğri çizgiyi açıyor, dalaleti tanıtıyor olabilir. “Bismillah” yolculuğunda “Bismi” işin başındakinin hali olduğundan ve o insanın şuurunda Teklik(Elif) açılmadığından, yolculuğun bu başlangıç(bilgi ve tefekkür yetersizliği) safhasına sembol olması amacıyla, “Bismillah”daki “B”ye “Elif” yazılmamış olabilir.
Hz.Rasûlullah s.a.v. “Bismillah”ın başındaki “B”nın “Elif”i nereye gitti (yazılışta ?? olması gerekirken? diye yazılmıştır) diye sorulduğunda: “Onu, şeytan çaldı!”, diye cevapladı!... Nitekim “Bismillah”ın “Ba”sına has “Eliyf”siz bu yazılış Kurân’da benzer terkiplerde “Eliyf”lidir... Örneğin ilk vahiy âyeti olan “İkra’ B’ismi RabbiKE”de “Eliyf” yazılıdır...(B-Meal/H.G.)
“Bismillah”ın başındaki “B”nin “Elif”i nereye gitti? diye soruluyor! Yani; buradan “Elif” “B”ye aittir, “Elif” “Siyn”e ait değildir, manası çıkıyor! Çünkü Siyn üzerindeki cezim(sıfır)dan da anlaşıldığı gibi “NOKTA” indinde anılır şey değildir. “B”, “Elif”e ait olduğu için “BismiRabbiKE”de “Elif” “B”ye bağlanarak yazılmış olabilir. Çünkü “Elif” büzülmüş “B” olmuştur, bu manasal bağa işaretle, “Elif” “B”ye bağlanarak yazılmış olabilir.
“Onu şeytan çaldı” ifadesi; “Bismillah” hayat yolculuğunun “Bismi” safhasındaki kişinin; vehmine(şeytan) uyup, varı(Elif) yok, yoku(çokluk) var görüp aldanmasına dikkat çekiyor olabilir. Yani, “Bismillah hayat yolculuğunun “Bismi” safhasında “Elif” şuurda açığa çıkmamıştır ki “B”ye “Elif” konsun” anlamında olabilir?!. “Bismi” safhası daha yolculuğun başıdır, “Nokta” “B”nin altındadır, esre işareti ile ise bilinçte gizlendiği anlaşılmaktadır.
“Onu şeytan çaldı” ifadesi ayrıca; “Bismillah”ın “Allah”ı tanıma safhasında “Allah’ın başında Elif”i göreceksin, sonunda “H” ile “NOKTA”nın hedef olduğunu bileceksin, acele etme, “B”nin altında NOKTA var!” anlamında olabilir. Yani “asıl amaç “B”nin altındaki “Nokta”ya ermektir, acele ediyor bu gerçeği göremiyorsun, “Elif”te “Nokta”ya yöneltir, “Nokta”dan yansır”, “NOKTA”dandır” anlamında da değerlendirilebilir.
“BismiRabbiKE”de; “B”ye bağlanmış bir “Elif” vardır. Burada Rabb’ın önüne “Elif” konmadığı için “B”ye konmuş olunabilir. Senin Rabbin(RabbiKE) esma terkibin olduğundan, tüm esma terkiplerinin Rabbi yani alemlerin Rabbi Allah olduğundan, RabbiKE’nin önüne “Elif” konmamış olabilir, çünkü esma terkibi söz konusudur. “B”deki Tekliğe işaretle “B”ye “Elif konmuş olabilir ki orada en uygun olan “NOKTA”sı olan “B”ye Elif koymak olabilir.
Çünkü Elif’te küçük bir nokta, Küllde bir zerre olduğunun farkında olan, haddini bilen şuurda ancak Elif açığa çıkar. Kendinde Elif’ten ayrı bir birimsel varlık görende Elif açığa çıkmaz. Kendisini Elif’ten bir nokta olarak görme tevazusuna ulaşan, noktasında Elif’in özelliklerinin olduğunu bilecektir. Çünkü Allah Ademe tüm esmasını talim etmiştir.
“BismiRabbiKE” ifadesi içeren ayetlere baktığımızda “Öyleyse Rabbinin İsm-i A’zamı (?) ile (B sırrınca, ism-i a’zamı olarak) tesbih et!. Yaratan (seni izhar eden; sen yoksun, O kaim) Rabbinin ismi (hakikatın olan zati kuvveler) ile (B sırrınca) OKU!.” şeklinde emir cümleleriyle teşvik edici ayetlerin olduğunu görüyoruz. “BismiRabbiKE”nin “B”sindeki “Elif”e de baktığımız da “Elif”in harekesiz olduğu görülüyor. Ayette geçen emir cümleleriyle sanki “Elif”e bir “üstün” işareti konmak isteniyor. Yani “Elif” bilinci şuurda açığa çıkarılmak isteniyor da kişi çalışmaya yönlendiriliyor olabilir.
Harflerin üzerindeki çizgi(üstün işareti) şuurda o mananın açığa çıkmasına işaret olabilir. “Esre” inzale işaret olarak değerlendirildiğinde, tersi olan “üstün işareti” miraca da sembol olabilir. Ki, “Biesmai” ifadesinde “Miym”in üzerinde “üstün” işareti Miym’in miracına sembol olabilir. Mevcudatın var olmasına dönük değerlendirildiğinde ise; sürekli bir inzal(boyutsal iniş) ve miraç(boyutsal çıkış) söz konusudur ki mevcudat bir sonra andaki haline bu şekilde kavuşur.
“Elif”ten inzal olan bilginin, “Elif”e miracı söz konusudur ki varlık varlığını sürdürmeye devam etsin.
“BismiRabbiKE”de “Elif” harekesiz olduğundan Miym’in altı “Bismillah”da olduğu gibi çizgili(esre)dir. “B”ye “Elif konmuş, ama henüz şuurda açığa çıkmamıştır, çünkü “Elif”in üstünde “üstün” işareti yoktur. Çünkü kişi henüz üstün duruma geçememiş, hedefe ulaşamamıştır. Bismillah”da ve BismiRabbiKE’de “Miym” ayakta, altında esre vardır.
Yani değerlendiricide varlık zannı tam kalkmamıştır(Miym ayakta), çünkü değerlendirme henüz istenilen seviyede değildir(Miym’in altında esre) şeklinde değerlendirilebilir. Bundan dolayı “BismiRabbiKE” ifadesini geçtiği ayetlerde çalışmaya teşvik vardır ki “Elif” ilmi şuurda açığa çıksın, şeklinde yorumlanabilir.
BismiRabbiKE’de “Ra” ayrı yazılmıştır ve “üstün” işaretlidir. Üstün işaretli “Ra”; Alemlerdeki Tek Rab işlevinin (alemlerin Rabbine) açığa çıkışına işaret olabilir. “B” üzerindeki şedde(ikileme) birinci “B”nin alemlere dönük bir “B”, ikinci “B”nin insana dönük bir “B” işareti olabilir. Ki “RaBBi derken birinci “B”de “B”, ikinci “B”de esre gereği “Bi” denir. Şeddeli “B”de; ikinci söylenen “B”; “Bismi”deki “Bi” anlamlarını verir. “BismiRabbiKe”de; “Ke(sen)” “Bi”ye bağlanarak yazılmıştır. BismiRabbiKE’deki “BiKE” ifadesi “senin varlığının(Ke) açığa çıkması(Ke’deki üstün işaretli!), “B”deki NOKTA’dan inzal(B’nin altındaki esre işareti!) olmuştur” anlamında yorumlanabilir.
BismiRabbiKE’deki “Ke”nin şeklini incelediğimizde, “K” ile “B”yi “K”nin başlangıcı olan bir “Elif” çizgisinin birleştirdiğini görüyoruz. Ve bu “Elif”, “Lam” şeklinde bükülerek “Ke(senin)”nin altını(özünü) oluşturuyor şeklinde değerlendirilebilir. Ve senin ben sandığın sahte benliğini ise, “Ke”deki Elif/Lam’dan uzak olup, “s” şeklinde kıvrılmış çizgi temsil ediyor olabilir. Ki bu kıvrılmış çizgi, düz Elif’in tersi olan eğri yola, değişken terkipsel yapıya işaret ediyor olabilir.
Ve onun(s) üzerinde üstün işareti vardır, yani kişide bir “ben varım” duygusu vardır. Bundan dolayı BismiRabbiKE’nin “B”sindeki Elif’e hareke(üstün) konmamış(Elif şuuru açığa çıkmamış), Miym boyun bükmüş(birimsellik bilincinden dolayı mahçup), ayakta(birimsellik bilinci var), Miym esreli(değerlendirme düşük, aşağıda, açığa çıkmamış) gösterilmiş olabilir. Sendeki Rab işlevinin gerçek sahibi ise Elif/Lam’dır(K’nin alt kısmı/özün!). Ve “K”deki Lam “s”eni de içine alacak kadar geniştir(sonsuz). “K”deki Lam’ın genişliği bu manaya işaret ediyor olabilir, “s”en de dahil her şey Elif’in Lam’ından(Tekin İlminden/Tekten) yansır” anlamında olabilir.
“Biesmai”de “B”ye bağlı “Elif”in “üstün” işareti vardır, yani “Elif” ilmi şuurda açığa çıkmış, hallenilmiştir şeklinde yorumlanabilir. Ki “Miym” ayakta değil(varlığından arınmış), secde halinde(hiçlik hali)dir. Ve Miym’in üstünde “üstün işareti” vardır, yani değerlendirme/tefekkür(Miym) tavan yapmış, yani yeterli tefekkür açığa çıkmıştır şeklinde yorumlanabilir. Ve “Miym’e bağlı bir “Elif” vardır. Demek ki “Tekliğin Değerlendirilmesi/Elif Miym” sonucu “B”de “Elif” açığa çıkmıştır(üstün işareti) yani şuurda Teklik açığa çıkmıştır şeklinde yorumlanabilir. En sonda ise; bağlı yazılmamış, ayrı bir “Hemze” ve altında esre. Birimsellik/tekillik/birimsel teklik(hemze) aşağı çekilmiş(esre), birimsellikten arınılmıştır, şeklinde yorumlanabilir.
“Biesmai” geçen; “BAKARA 31, 33- Ve Adem’e bütün Esma’yı ta’lim etti... Sonra onları (o Esma’dan meydana gelen alemini) melaikeye arz edip “Hadi dediğinizde sadıksanız bana şunları (Bi-) isimleri ile haber verin”, buyurdu. (Allah): “Ya Adem, onlara isimleri ile (B sırrınca, isimleri olarak) haber ver”, buyurdu... Vaktaki (Adem bu emr üzerine) onlara (Bi-) isimleri ile onları haber verince, (Allah) buyurdu ki: “Demedim mi size Ben!.. Muhakkak ki Ben bilirim Semavat ve Arz’ın gaybını, ve bilirim ne açığa çıkarıyorsanız ne gizliyor olmaktasınız”. ayetlerine baktığımızda artık bu ilmin talim olduğu, açığa çıktığı, hedefe varıldığı anlaşılmaktadır.
Harflerin üzerindeki ötre harekesi ise, “Vav” harfi manasını içerebilir ki kainatın/yaratılmışın/kulluğun/teslimiyetin sembolü olarak değerlendirilebilinir.
İçeriği ile yeni bir deneme oldu. Hatalar benden, isabet kaynaktan…Selâmün kavlen min Rabbin Rahiym…