Harflerin Sembol Dili_2

01 / Ocak / 2010 / Saim yusuf / saimyusuf@hotmail.com

اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Saim Yusuf

“ElHamdu Lillahi Rabbil’Alemiyn”

El-Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur(aittir).

 

ElHamd: Bu Hamd, her an-her şeyde açığa çıkan, algılanır olan, bilinen bu(El) değerlendirme(Hamd)!..

 

ElHamdu; “Elif-Lam-Ha-Miym-Dal” harflerinden oluşuyor.

 

“Elif” üstünlü; “Lam” cezimli; “Ha” üstünlü; “Miym” cezimli; “Dal” ise ötreli yazılmış.

 

İnsanın ilminde(cezimli Lam!) Teklik açığa çıktığında(üstünlü Elif!), insanın değerlendirmesi(cezimli Miym!) Hakikati açığa çıkarır(üstünlü Ha!), kainatın/yaratılmışın(ötre!) kul/teslim(Dal!) olduğunu fark eder!..

 

“Üstünlü Elif” Tekliğin açığa çıktığını, “cezimli Lam” insanın ilmini, “üstünlü Ha” Hakikatin açığa çıktığını, “cezimli Miym” insanın değerlendirmesini, “ötreli Dal” ise kainatın kulluğunu dile getiriyor gibi!..

 

“Cezim” insana sembol gibi… Besmelede “B”den sonra gelen Siyn’in üzerinde de “cezim” vardı. “Cezim” görünüşü ile sıfıra benziyor. İnsan Dehr’deki AN’da anılır şey değil, sıfır misali! “Cezim” insanın bu haline sembol gibi… İnsan Adem misali; ismi var, cismi yok gibi; İlim’den ilmi suret gibi…

 

“Elif” en başta ve ayrı yazılmış! Her şeyin başıyım ve her şeyden beriyim der gibi…“Elif” üstünlü yazılmış! Yani, Teklik açığa çıkmış! Nerde?..Cezimli “Lam”da!..

 

Cezim “Siyn”in alemi gibi!... Cezim, görünüşü sıfıra benziyor! “İnsan”ın alemi, sıfır misali! “İnsan” anılır şey değil, “AN” içinde! “Elif” “Lam”dan beri; “B”deki “NOKTA” gibi beri! “Hakikat bir NOKTA idi…” diyor, Hz. Ali! Gerisi hayal misali, İlim’den(Lam!) ilmi suretler gibi! “İlk yaratılan Tekillik boyutu olan “İnsan”daki ilim(cezimli Lam!), “Tek”ten açığa çıkar (üstünlü Elif!)” diyor gibi!

 

Teklik(Elif) açığa çıkıyor(üstün), İnsan’ın(cezim) ilminde(Lam)! Yani, Teklik açığa çıkıyor, ilk yaratılan ilmi boyut olarak Siyn’de(İnsan)!.. İlk yaratılan Tekillik boyutu Siyn, Tek’ten açığa çıkıyor!.. Bu Siyn’e sembol, cezim gibi… Siyn; ilim olarak, ilmin eseri olarak var gibi!.. Çünkü “Elif” de “NOKTA” da ondan beri!.. Değişmez Tek(Elif/düz, dik çizgi!) değişen ilmiyle(Lam/bükümlü çizgi) Siyn’i(besmelede cezimlidir Siyn/İnsan!) var edip değiştiriyor gibi!..

***

“Elhamdü”nün “El”i bitti, sıra “Hamdu”ya geldi. Onu da açamaya çalışalım sızdığı kadar…
“Ha” üstünlü!.. Yani, Hakikat açığa çıkıyor! Nerede?.. “Miym”in üzerinde yine cezim! Demek ki, insanın alemindeki(cezim!) değerlendirmede(Miym!)!.. Yani, İnsan’ın şuurunda değerlendirme oluşuyor!.. İlk yaratılan Tekillik boyutu olan “İnsan”daki değerlendirme(cezimli Miym!) ile, Hakikat açığa çıkıyor(üstünlü Ha!)”, diyor gibi!

 

Teklik açığa çıktığında(üstünlü Elif!) İnsan’ın İlminde(cezimli Lam!), Hakikat açığa çıkar(üstünlü Ha!) İnsanın Değerlendirmesinde(cezimli Miym!)… Ki, neyi fark eder İnsan olan?.. Ötreli “Dal”ı!..

 

Ötre, “Vav” emsali!.. “Vav”, kainatın, yaratılmışın sembolü!.. Ötre, “Dal”ın üstünde!... Kainat bir “Dal” gibi, ağaca teslim dal misali, iki büklüm kul gibi, O’na teslim kul şimdi! Ağacın noktası tohum gibi, insan da saklı geninde, “B”nin altında NOKTA misali!

 

AbD’ın son harfi de “Dal”, kulluğun gayesi “Dal” olmak! ABd’ın “B”sindeki NOKTA’yı gören “Elif”e “Dal” oldu! Şekil olarak “Rı”nın azı daha geniş, “Dal”ın daha dar; Rab kaynak verici, kul muhtaç alıcı der gibi. “Rı” daha aşağıya yazılmış, “Dal” biraz üste. Rab özden verici, kul üstten alıcı der gibi. İşte böyle, harfleri sembol dili, şekliyle anlatıyor bir çok şeyi!..

***

“ElHamdu” bitti, sıra “Lillahi”yi açmaya geldi harflerin sembol dili ile… Dilimiz döndüğü kadar devam edelim…

 

Lillahi; “Allah’a aittir, Allah’a mahsustur, Allah içindir” manasına geliyor… Lillahi; “Lam-Lam-He “ harflerinden oluşuyor. Birinci “Lam” esreli; ikinci “Lam” şeddeli ve üstünlü; “He” esreli olarak yazılmış.Hamd Allah’a aittir; “Hamd’ı Allah yapar, başkası yapamaz” demek!.. Peki niye?.. Cevabı harflerin sembol dilinde!

 

“Li”, aitlik manası katar! “Li”; esreli “Lam”!.. Yani “Li”nin manası, İlim’den(Lam!) inzal olur(esre!) demek!.. Her şey İlim’den inzal ile var olur!.. Hamd, değerlendirme; ilimden inzalle meydana gelir!..

 

İlim(Lam!) ise Tek’indir(Elif!), İlmi inzal eden Tek’dir ki elbette değerlendirme(Hamd) O’na aittir!.. Yazıdaki değerlendirme YAZAN’a aittir, harf diyebilir mi ki “beni şöyle yaz” ya da “böyle yazma” diye?! Her şey YAZAR’ın(Elif!) bir harfidir(Be), her şey yazdığıdır(Kur’an!), İLMİ(Lam!) değerlendirmesidir(Miym!)!..

 

Öyleyse “Li” ile ifade edilen “ait”liği, her şeyi İlminden inzal etmesinin doğal sonucu olan bir sahiplik olarak düşünmek gerekir!

 

“Lillahi”; Allah’a aittir!.. “Hi”, esreli He!.. O’ndan(H) inzal olan(esre)!.. “H” ile neye atıf var?.. İşin en başına!?.. En başta besmele var! Onun da başında!?.. Besmele’nin başında “B” var!.. Onun altında!?.. “B”nin altında “NOKTA” var!..

 

Öyleyse; her şey “NOKTA”ndan inzal olur!.. İçinde olan ve dışında olan her şey “NOKTA”ndan inzal olur şuuruna! DNA misali tek noktanda her şey mevcuttur, ki oradan sana inzal olur!

 

İçinde olan ve dışında olan, hepsi ilimledir ki “şeddeli Lam” buna semboldür! Şeddeli Lam’ın biri içindekilerin, diğeri dışındakilere; üstün işareti ise bunların şuurunda açığa çıkmasına semboldür!

 

“Lillahi”nin sonundaki “Hi” ise yazdığımız gibi, içinde(enfüs) ve dışında(afak) açığa çıkanların(şeddeli üstünlü Lam!) “NOKTA”ndan inzal olduğuna semboldür. Zerre Küllün aynasıdır, Elif’te olan “NOKTA”dadır.

***

Sıra geldi “Rabbil alemiyn”in harflerinin sembol diline! Alemlerin Rabbi!..

,

“Ra” üstünlü; “B” şeddeli ve esreli; “Elif” harekesiz; “Lam” cezimli; “Ayn” üstünlü ve Elif’e bağlı; “Lam” üstünlü; “Miym” esreli; “Ye” harekesiz; “Nun” üstünlü yazılmış…

 

“Ra” üstünlü! Rab(Ra!) işlevi açığa çıkıyor(üstün!)!.. “Ra” da “Elif” gibi ayrı yazılmış, “Rab Elif”tir(Tek’dir!)” der gibi! Rab nereden açığa çıkıyor?... Yanındaki(RaBBİ) “B”nin NOKTA’sından inzal oluyor(Bİ, “B” esreli!)!..

 

Şeddeli, esreli “B” de!.. “B”nin biri kainata, dışındakilere, afakındakilere dönük bir “B”!.Diğeri sana, içine, enfüsüne dönük bir “B”!.. Aslında “B”  ve NOKTA’sı tek olduğu mesajını vermek için tek “B” yazılmış, ayrıntısı için üstüne şedde konmuş!..

 

Ve bu “B”nin altında esre!.. Yani “Rab’den açığa çıkan(üstünlü Ra!), “B” ye inzal oluyor(esreli B) NOKTA’sı ile” denmek isteniyor, “RabBİ” ifadesi ile!..

***

Şimdi sıra “(E)lalemiyn”de!.. “Elif” cezimsiz; “Lam” cezimli; “Ayn” üstünlü ve Elif’e bağlı; “Lam” üstünlü; “Miym” esreli; “Ye” harekesiz; “Nun” üstünlü yazılmış…

 

“Elif” harekesiz!.. Harekesiz yani sessiz bir hatırlatma!.. “Elif”; Tek, dosdoğru, düz, dik çizgi!.. “Elif” ayrı tek başına yazılı!... “Elif her şeyden beri” der gibi!... “Elif” alemiyn’in başına yazılmış, “alemlerin başı Elif” der gibi!..

 

Cezimli Lam!.. Cezim insanın sembolü, Lam ilmin… “Cezimli Lam”; “İnsanın ilmine”!.. Üstünlü Ayn ve birleşik Elif! Ayan(Ayn!) oluyor; idrak(Ayn!) açığa çıkıyor(üstün!) Teklik(birleşik Elif!) ile!... İnsanın şuurunda(cezimli Lam!) idrak etme oluşuyor(üstünlü Ayn!), elbette Teklik ile(Elif!)!..

 

Üstünlü Lam!..Şuurda ilim(Lam!) açığa çıkıyor(üstün!)!.. Esreli Miym!.. Şuura değerlendirme(Miym!) inzal oluyor(esre)!.. Açığa çıkan ilimle(üstünlü Lam!), şuura değerlendirmenin getirisi veriler inzal oluyor(esreli Miym!)!..

 

“Ye”; yan yana iki “B” gibi!.. İki “B”(iç-dış, enfüs-afak) bir arada tek bir harf, tek bir vücut gibi. İki “B”li “Ye”, “Nun” oluyor. Yani “Ye” ile mevcudat aydınlanıyor(Nun/Nur) var oluyor… İki “B”li “Ye”; iç-dış(enfüs-afak), var-yok, az-çok, pozitif-negatif… Teklik ikilikte açığa çıkıyor, bilinir oluyor… Alemler “Ye” ile aydınlanıyor(Nun, Nur), yani var oluyor.

 

“Ye”den sonra “Nun”. “Ye”deki iki nokta “Nun”da tek NOKTA olarak üstte beliriyor!.. “Nun” üstünlü; nur açığa çıkıyor!.. Çünkü, “Ye”deki “B”ler bir olmuş, noktalar bir olmuş ve yukarıda açığa çıkmış! Yani şuurda, iç-dış ayrılığı kalkmış, her şeyin NOKTA’sından açığa çıktığını anlamış!..Alemlerin Rabbi’ni NOKTA’sında bulmuş, şuuru nura/aydınlığa kavuşmuş!.. “B”nin altındaki NOKTA “Nun”da yukarı çıkmış. “B”deki gizli NOKTA “Nun” da açığa çıkmış. Şuurda NOKTA açığa çıkmış. Bunun işareti “üstünlü NUN”!..

***

Harekesiz ELİF: Sırf, som, orijin, öz TEK’e işaret etmektedir.

 

Harekeli Elif: Harekenin “sembol dilinde” karşılığı olan manaya dönük olarak, o manaya ait olanların Tekliğine işaret etmektedir. Bu ifadeyi bir örnekle açmaya çalışalım: “Esreli Elif” TEK’ten inzal olunduğuna işaret ederken, aynı zamanda İNZAL OLANIN TEKLİĞİNE işaret etmektedir. “Üstünlü Elif” TEK’ten açığa çıktığına işaret ederken, aynı zamanda AÇIĞA ÇIKANIN TEKLİĞİNE işaret etmektedir.

 

“Harekeli Elif”, “harekesiz ELİF”tendir; ama “harekesiz ELİF”, “harekeli Elif”in manası ile sınırlanamaz. Yani; evren içre evrenlerin Tekliği(harekeli Elif!), sırf/som/orijin/öz TEK’dendir(harekesiz ELİF!). Fakat; sırf/som/orijin/öz TEK’lik(harekesiz ELİF!), evren içre evrenlerdeki Teklik(harekeli Elif!) ile sınırlanamaz.

 

“ELİF”in harekesiz hali “sembol diliyle”; bu TEK’in(harekesiz ELİF!) her yönden(ki bu durumda yön kavramı düşer, yönsüz olur!) sınırsız-sonsuz olduğuna işaret eder. “Harekesiz ELİF” indinde çokluğa ait her şey yok hükmündedir. Çünkü; sınırsız-HEPlik, sınırlı-çokluğu ortadan kaldırır. Çokluk, algıya sınırlama getirilmesiyle oluşur. Algı sınırsız olsaydı, kendi de dahil her şeyi HİÇliğe yollardı. Çünkü HEPliğin neticesi HİÇlik halidir.

 

Öyleyse “harekesiz ELİF” sembol diliyle(hareke yok, yani sınır yok, sınırsızlık/sonsuzluk!) HEPLİK’teki TEK’liğe, hali olarak da yine sembol diliyle(hareke yok, yani yokluk/hiçlik/bilinmezlik/âmâ hali!) HİÇLİK’teki TEK’liğe işaret eder. Ve dolayısıyla “harekesiz ELİF” indinde, HEPLİK’le HİÇLİK aynı şeydir.

 

Sonuç olarak; “harekesiz ELİF” ile “harekeli ELİF” aynı şey değildir, eşit/denk değillerdir. “Harekeli Elif”, “harekesiz ELİF”tendir ama “harekesiz ELİF” “harekeli Elif”le sınırlanamaz. Biri Zatına/özüne dönük(harekesiz ELİF!) diğeri yarattıklarına dönük(harekeli Elif!) Tekliğe işaret eder. Ve O’nun TEK’liği(harekesiz ELİF!), yarattıklarındaki Teklik ile(harekeli Elif!) sınırlanamaz.

 

Aynı mantık “Lam” için de geçerlidir. Yani “harekesiz LAM” ile “harekeli Lam” aynı şey değillerdir, eşit/denk değillerdir. “Harekeli Lam”, “harekesiz LAM”dandır ama “harekesiz LAM” “harekeli Lam” ile sınırlanamaz. Biri Zatına/özüne dönük(harekesiz LAM!), diğeri yarattıklarına dönük(harekeli Lam!) İlme işaret eder. Ve O’nun İLMİ(harekesiz LAM!), yarattıklarındaki İlimle(harekeli Lam!) sınırlanamaz.

 

Harekesiz LAM: Sırf, som, saf, orijin, öz İLİM’e işaret etmektedir.

 

Harekeli Lam: Harekenin “sembol dilinde” karşılığı olan manaya dönük olarak, o manaya ait olanların İlmine işaret etmektedir. Yaratandaki kaynak İLİMle, yaratılmıştaki ilimlerin toplamı birbirlerine eşit/denk olmaz. “Esreli Lam” İlimden inzal olduğuna işaret ederken, aynı zamanda İNZAL OLANIN İLİME işaret etmektedir.  “Üstünlü Lam” İLİMden açığa çıktığına işaret ederken, aynı zamanda AÇIĞA ÇIKANIN İLİME işaret etmektedir.

 

Sonuç olarak; “harekesiz Elif” ve “harekesiz Lam” ile “harekeli Elif” ve “harekeli Lam” arasında farklar vardır, birbirlerine tam eşit, denk değillerdir. Birisi ÖZ diğeri İRSAL(inzal+uruç)dir. ALLAH ve RESULÜ… Hatalar benden, isabet kaynaktan…