İkişer Ve Teker…?

13 / Haziran / 2010 / Saim yusuf / saimyusuf@hotmail.com
Saim Yusuf

SORU:

 

> 06 Haziran 2010, 13:49

 

Konu: selam

 

(Resûlüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: Allah için ikişer ikişer ve teker teker ayağa kalkın, sonra da iyice düşünün! Arkadaşınızda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir.

 

Saim kardeşim bu ayette geçen; ikişer ikişer ve teker teker ayağa kalkın, sonra da iyice düşünün!

 

ibaresiyle anlatılmak istenen sizce nedir?

 

şimdiden teşekkürler

 

CEVAP:

 

Bismillah…

 

Sebe' 46-) Kul innema eızuküm Bi vahıdetin, en tekumu Lillahi mesna ve fürada sümme tetefekkeru* ma Bi sahıbiküm min cinnetin, in huve illâ neziyrun leküm beyne yedey azâbin şediyd;

De ki: “Size ancak (B sırrınca) bir tek öğüt veriyorum: (Hakikatınız olan) Allah için (vahdet gerçeğinin açığa çıkması için) ikişer ikişer, teker teker (kapanıp kaldığınız nefsinizden doğrulup) kıyam ediniz (?), sonra da tefekkür ediniz!.. Sahibinizde (arkadaşınızda) bir cinnet söz konusu değildir... O ancak şiddetli bir azabın önünde sizin için bir neziyrdir”.

 

KUL İNNEMA EIZUKÜM Bİ VAHIDETİN: De ki(Kul); size kesin olan öğüdüm/tavsiyem(innema eızuküm); “hakikatiniz olan(Bİ)” Vahdet mertebesidir(VAHİDETİN)… De ki size muhakkak(hakikat olan) öğüdüm/tavsiyem; özünüzdeki(Bİ) Vahdet boyutudur(çokluğun açığa çıktığı Birlik, Teklik Vücududur)…Vahid; Vav, Elif, Ha, Dal harflerinden oluşmuştur. Harflerinin diliyle Vahid’in yorumu; Kul’un(Dal) Hakikati(Ha) Tek/Zat(Elif) Vücuttur(Vav)… Yani bize tavsiye edilen şey; siz özde tek bir vücutsunuz, birbirinizi ayrı-gayrı görmeyin, O özünüzdür, ötede sanmayın. Bu tek öğüt dinin özü, temelidir. Size bu en öz öğüdü veriyorum. Buna sıkıca sarılın. Hayatınızı bunun üzerine inşa edin. Bu bir tek öğüt dahi kurtuluşunuza vesile olur… gibisinden manalara kapı açıyor…

 

EN TEKUMU LİLLAHİ MESNA VE FÜRADA: Kıyam edin/ayağa kalkın/dirilin/canlanın(en tekumu) Allah için/Allah’a ait olanla/Allah İlmiyle(Lillahi; baştaki LAM/ilim!)… Allah’ın İlmiyle kıyam edersiniz, var olursunuz… İkişer(mesna) ve teker(fürada)… Dünyada var oluşunuz madde ve mananız yani bedeniniz ve ruhunuz(ikişer sembolü!) iledir,  ahirette var oluşunuz mananız yani ruhunuz(teker sembolü!) iledir…  Yada Zatınız ve İlminiz ikişer sembolüne, özünüz teker sembolüne işaret olarak da alınabilir. Yada zıt çiftler(artı-eksi, erkek-dişi, olumlu-olumsuz…) ikişer sembolüne, bunların ayrı ayrı özde tek olduğu teker sembolüne işaret olarak alınabilir. İkişer sembolü birimsel çokluğa, teker sembolü birimsel tekliğe işaret olarak da alınabilir.

 

Her çiftin özü tektir, tek olandan çift çıkar manası da var gibi… Örneğin nötr olan sıfır bir tarafa +5 olarak yansırken, diğer tarafa -5 olarak yansır ki toplamı yine sıfır olan nötr halidir. Bir tarafı Darr esması ile daraltırken, diğer tarafı Basıt esmasıyla genişletir, bunların toplamı ise A’ma/Nötr/Sıfır halidir, ordan çıkar, algılanır, oraya dönerler denir, gerçekte ne çıkan vardır, ne dönen, O her an her şekilde kendiyledir.Her şuur mertebesine göre farklı açılımlar söz konusudur… Her biri ve dahası ait olduğu şuur mertebesinde doğrudur…

 

SÜMME TETEFEKKERU: Sonra tefekkür edin. "Hiç bir şey görmedim ki, ondan önce ALLAH`ı görmüş olmayayım" sözünü hatırlayalım. Sonra bu ayetteki ifadelerin sıralamasına dikkat edelim. Önce özdeki Teklikten açılan Vahidiyet mertebesine sığının, her şeyin oradan açığa çıkıp var olduğunu fark edin. Sonrasında “ikişer ve teker(çokluk ve birim)” açığa çıkanı(her şeyi) ALLAH’a ait bilin. O’nun varlığı ile ayakta olduklarını, diri olduklarını, var olduklarına kani olun. Böyle tefekkür edin, varlığa O’ndan öte, ayrı bir varlık vermeyin, şirke(varlıkta ortak edinme, O’nun yanı sıra O’ndan ayrı varlık var sanma!) düşmeyin. Yani; önce Şey’de ALLAH’ı görün, sonra büründüğü sureti değerlendirin, o sureti O’ndan bilin, Hakikatini O bilin…

 

MA Bİ SAHIBİKÜM MİN CİNNETİN: Bi-Sahibinizde gizlenmek/gizlilik/saklanmak/saklılık (Cin) yoktur, gizli-saklı olan değildir… Apaçık ortada olandır, ayakta olandır, geçerli olandır, kesin olandır, gerçek olandır, sığınılandır, her şeyin içinde olduğudur, herşeyin hakikati olandır, çokluktaki Birliktir(Vahid), özden açığa çıkandır, açıkta olandır, ikişer-teker açığa çıkandır, gizli-saklı olan(cini) bir şey değildir. Vahidiyet mertebesi ile çokluğa vücut veren Tektir. Tek Bir Vücut olan Vahid’dir. Herşeyin kendisinden açığa çıktığı, her şeyi içine alan çokluktaki Birlik, Özdeki Tekliktir. Birimi, çokluğu, birliği, tekliği(tüm mertebeleri!) kendinde barındıran Hakiki Sığınaktır….

 

Kim? Bİ-Sahibiküm. Özden(Bİ) sahibiniz olan. Yani O, yani ALLAH, yani Vahid, yani özümüz, sığınağımız, ikame ettiğimiz, hakikatimiz, açığa çıktığımız, gerçek ahretimiz olan Öz İlim… ALLAH irsal eder mevcudu, Rasulullah ALLAH irsalidir. Rasulullah; Ahad’dan Vahide, Vahid’den çokluğa ve birime yayılan… İçimizde olan Rasul budur. ALLAH’tan İrsalle(Rasulullah!) açığa çıkar her şey(Biz!). Hz. Muhammed(A.S.) bu Rasulun dilidir, O’nun boyasıyla boyanmış, haliyle hallenmiş, mertebesiyle Şuurlanmış, kendinde bulduğunu(Bi) bize tavsiye edendir. O’nun(Hz. Muhammed) da sahibi, bizimde sahibimiz, irsal olduğumuz, kamet ettiğimiz, açığa çıkıp var olduğumuz, hayat bulduğumuz gerçeğimiz Tek Bir Vücut olan O’dur…

 

İN “HUVE” İLLÂ NEZİYRUN LEKÜM BEYNE YEDEY AZÂBİN ŞEDİYD: Kesinlikle(İN) O Vücut(HUVE)  ancak/sadece(İLLA) sizin için(LEKÜM; ilmi/LAM kuvvelerini/KEF işletenlere/MİYM; akli kuvvelerini kullananlara!) inzar edici/uyarıcıdır(NEZİYR; nurun özünü açığa çıkaran/NUN, kulluğun özünü açığa çıkaran/ZEL, özündeki Zat ve İlmi/YE irsal eden/RI)… Rasulullah(ALLAH İrsali) aklının kuvvelerini kullananlar için bir uyarıcıdır, mevcuttaki irsal ancak(İlla) o akılda değerlendirilebilinir. Onlar açığa çıkanda özü, kulda özü fark ederler; özün Zat ve İlminin İrsal olduğunu Oku’rlar. Çoklukta Tekliği(Vahid) müşahade ederler, Teklik üzere yaşarlar.

 

Ve böylelikle ayrılık-gayrılığın, bencilliğin-nefsin doymazlığının doğal getirisi olan maddi ve manevi azaptan korunurlar, kaybetmekten etkilenmezler, ateş onları yakmaz olur Hz. İbrahim gibi. En şiddetli azap ALLAH’tan uzak kalmaktır, şeytaniyet/aldatan, iblis/ikiliğe düşüren, cin/gizleyen beyindeki mekanizmalar kainatı ve içindekileri O’ndan öte ayrı bir vücut/vücutlar olarak algılatarak insanı şirke düşürür, insan şirke düşer(GizliŞirk!). Tevhid; TE-VAHİD ehli sanar kendini, dünyada dahi manen yanmakta iken, kendini kandırır durur. En büyük aldatma insanın kendini aldatmasıdır.

 

Tabi bunlar kapasiteme açılanlardandır. Allah'ın ayetlerinde sonsuz manalar gizlidir. Allahu Alem...

 

Selam ile...