Konu ile ilgili Hadis-i Şerifler şöyle:
1-“Şüphesiz ki bu Kurân, yedi HARF üzere inzâl oldu; o halde siz Ondan kolayınıza geleni (kolaylaşanı) OKUyun” (Buhari, Müslim)
2-Abdullah İ.Abbas r.a.dan rivayet ediliyor... Rasûlullah s.a.v. buyurdu ki: “Cibriyl bana bir harf üzere okuttu... Ben ona müracaat ettim de durmadan onu artırmasını istedim... O da bana artırdı... Nihayet yedi harf’e erişti” (Buhari)
3-Ubeyy B. Ka’b r.a.dan:
En-Nebî s.a.v. Ben-i Ğıfar’a ait bir gölcüğün yakınında bulunuyordu... Cebrail a.s. Ona gelerek şöyle dedi: Allah, Kurân’ı ümmetinin bir harf üzere okumasını, sana emreder...
(Rasûlullah s.a.v.): Allah’dan bunun af ve mağfiret buyurulmasını dilerim, zira ümmetim (in hepsi) ona takat getiremez, buyurdu...
Sonra Cibril a.s., Ona ikinci defa gelerek: Allah, Kurân’ı ümmetinin iki harf üzere okumasını, sana emreder, dedi...
(Rasûlullah s.a.v.): Allah’dan bunun af ve mağfiret buyurulmasını dilerim, zira ümmetim (in hepsi) ona takat getiremez, buyurdu...
Bu sefer Cibril a.s. “üç harf” emrini getirdi ve Rasûlullah s.a.v. de: Allah’dan bunun af ve mağfiret buyurulmasını dilerim, zira ümmetim (in hepsi) ona takat getiremez, buyurdu...
Nihayet Cibril a.s. Ona, 4. defa gelerek: Muhakkak ki Allah, ümmetinin yedi harf üzere Kurân’ı OKUmasını, sana emreder... Onu hangi harf üzere OKUrlarsa, isabet etmiş olurlar, buyurdu (Müslim)...
4-Cebrail a.s. en-Nebî s.a.v.e (sağından) gelerek “bir harf üzere oku” dedi...
Mikail a.s ise (solundan) Ona “daha fazlasını iste” deyince, Cebrail a.s.:”iki harf üzere OKU” dedi...
Yine Mikail a.s.:”daha fazlasını iste” dedi...
Nihayet yedi harfe kadar ulaştı, ve şöyle dedi:
“OKU!.. Hepsi şifadır ve kafidir” (Müsned-ü A.B.Hanbel, Nesai)
Bakara Suresi/B-Meal/Hasan Güler
Bir harf üzere OKU: ELİF
İki harf üzere OKU: ELİF-BE
Üç harf üzere OKU: ELİF-BE-TE
Dört harf üzere OKU: ELİF-BE-TE-SE
Beş harf üzere OKU: ELİF-BE-TE-SE-CİM
Altı harf üzere OKU: ELİF-BE-TE-SE-CİM-HA
Yedi harf üzere OKU: ELİF-BE-TE-SE-CİM-HA-HI
ur’an Oku’nan demektir. Asıl Oku’nan Kitap Kainat Kitabıdır. Kainat Kitabı’nın diğer adı Vücut/Varlık Kitabı’dır. Kafir-mümin herkesin varlığından kuşku duymadığı Kitap Kainat Kitabıdır. Mushaf olan Kur’an-ı Kerim ise; bu Varlık/Vücut Kitabını açıklayan yardımcı kitaptır. Kafirler bu yardımcı kitaba kuşku ile yaklaşıp inkar ederler. Ama içinde yer aldığı Kainat/Varlık/Vücut Kitabını hiçbir kimse inkar edemez. İşte O Kitap ALLAH’ın Varlığının NET delilidir. (Bakara-2:İşte O KİTAB, kendisinde şüphe-kuşku olmayandır... HÜDA’dır O, muttakıyler için.)
Cibriyl Rasulullah’a BİR HARF üzere Oku’tmuştur. Rasulullah Kitab’ı BİR HARF üzere Oku’muştur. O BİR HARF ELİF’tir. ELİF harflerin ve sayıların ilkidir; harfler ve sayılar ELİF ile başlar. ELİF Zatın sembolüdür, Varlığı/Vücudu TEK BEN üzere Oku’maktır. TEK HARF üzere Oku’mak; Vücut Kitabındaki her şeyi KENDİSİ olarak görmektir. Bu Oku’mada TEK VARLIK/TEK VÜCUD vardır. Açığa çıkardı-açığa çıktı, tecelli etti-tecelli oldu, yarattı-yaratıldı, hayır-şer gibi ikiliğe dayanan tüm kavramlardan beridir. Her şey, her haliyle sadece KENDİSİ’dir. Kıyaslamalardan ortaya çıkan tüm soru ve sorunlardan öte tam bir SAFiyet halidir. O Vücut “dilediğini yapar” makamı gereği her an-her halde KENDİyledir. TEK HARF üzere Oku’ma “dilediğini yapan” TEK BEN’i(ELİF) görmektir…
Cibriyl; Hakikati özünde cem etmiş(Ciym), özünden açığa çıkarıp(Be) irsal eden(Ra), özünde Zat ve İlim olan(Ye) Üst Akıldır(Lam)… Rasulullah bu Üst Akıl mertebesinde Varlığın/Vücudun dilediğini yapan(hiçbir kavramla, oluşla, şekille sınırlanamayan!)Tek Bir Zat(ELİF) olduğunu Oku’muştur. Mutlak sınırsızlıkla dahi sınırlanmayan, sınırlılıkta da sınır tanımayan özde gerçek sınırsızı fark etmiştir. Varlık-Yokluk, sınırsız-sınırlı, iç-dış, merkez-köşe gibi tüm ikilemlerin ötesinde, her şeyin KENDİsi olan, her an-her şeyde o haliyle dahi TEK BİR VÜCUD olanı tanıdı. Ama, Tek Harf üzere Oku’ma zor bir Oku’madır, çokları bunu hazmedemez, buna rıza gösteremez, bunu anlayamaz. Genelde en basit olan anlaşılması en zor olandır; etrafına olmadık setler çekenler için…
Bizim Tek HARF üzere Oku’mayı başaramamızdaki sorunumuzun kaynağı ikilemler, kıyaslamalar, değer yargılarımız, duygularımız, şartlanmalarımız, insancıl duygusal bakış açımız, insani yapımıza göre değerlendirişimizdir. Gerçek bu olunca ister istemez O’nu da insan gibi düşünen bir tanrı kişi olarak düşünüyoruz. Ya da O melek bir tanrı olarak düşünülüyor, karşısına da şeytan yerleştiriliyor. Halbuki en azından her şeyin özünün O olduğunu bilsek(BE), yine O Tek Zat’a(ELİF) ulaşacağız…
Her şeye özden bakarsakın manası, her şey var ve her şeyden ayrı bir de özü var da, her şeyden o öze bakarsak anlamında değil!.. Her şeye aralarında kıyaslama yapmadan, ikileme düşmeden, duygu, şartlanma ve toplumsal değer yargılarından uzak, o şeyi kendi içinde, kendi olarak, eşsiz tek olarak görebilirsek… O şeyde açığa çıkanları, o şeyi oluşturan manaların doğal sonucu olarak görebilirsek… Yani o şeyin özünden açıldığını, özündekini açığa çıkardığını fark edersek(BE), yolumuz yine O Tek Zat’a(ELİF) çıkar… İşte bu Oku’ma da İKİ HARF(ELİF-BE) üzere Oku’madır.
Evet, Rasulullah Cibriyl’den(Üst Akıl) Tek Harf üzere Oku’muştur. En makbul, şüphesiz, kuşkusuz, sualsiz, teslim, razı olmuş, amasız, fakatsız, mertebesiz, yönsüz, niçinsiz, nasılsız, arı, duru, saf, net, tek Oku’madır. Biz insanlar ise o saflığa, duruluğa sahip olmadığımızdan, duygu, şartlanma, değer yargıları, kıyaslama, ikilemler ile dolu olduğumuzdan yani bilinç kirliliğimizden dolayı o apaçık olan Oku’mayı başaramayız. Sorularımızın ve sorunlarımızın sayısının sonu gelmez. Bunu bilen Rasul de O Tek Harf üzere Oku’mayı Üst Akıl mertebesinden(Cibriyl) açarak, aşamalandırmış ve bizlere sunmuştur. Tekliğe/Zata sembol olan ELİF ile başlamış, Yaratmaya(Halak, HI harfiyle başlar!) sembol olan HI harfine kadar getirmiştir. Yedi Harf; ELİF, BE, TE, SE, CİYM, HA, HI harfleridir, yedi Harf üzere Oku’ma bu harflerin temsil ettiği Şuur Mertebelerinden Varlık/Vücud Kitabını Oku’maktır.
Amaç Tek Harf üzere Oku’maktır. Diğer harfler üzere Oku’ma Tek Harf üzere Oku’madan ayrı değildir, O’ndan açığa çıkar, O’na yönlendirir. Yani amaç Tek Harf olan ELİF/Zat üzere Oku’madır, Tek Zati Vücudu Kainat Kitabından Oku’maktır. Var Olanın Tek Bir Vücut Zat olduğu Şuuruyla yaşayıp, “ayrı varlıklar ve iradeleri var(?)” zannından arınmaktır. İşte diğer harfler o ayrı var sanılan varlıkların ve iradelerin de nerden geldiği, kime ait olduğu, özünün Tek Bir Vücut olduğu, Tek Bir Zat olduğu, Tek Bir Varlık olduğu açıklaması getirir. İşte o yedi harf ELİF-BA’daki o ilk yedi harftir, ELİF(Tek Zat!) ile başlayıp HI(Yaratma!) harfiyle biten. . Öyle saklı, gizli, bulmacalı bir hava yoktur ortada; isim olarak o bilinen yedi Harftir. ALLAH ve Rasulü ilmi apaçık, en kısa ve öz yoldan bize sunmaktadır. Bizim yapmamız gereken ise; o ilk yedi Harf ile temsil edilen Şuur mertebelerinde gezinmek, ELİF’te odaklanmaktır…
Şöyle düşünelim: İnsanlara Kainat Kitabı hakkında bilgi veriyoruz. Tek Harf olan ELİF Şuuru üzere Oku’duklarımızdan Kainatın Tek Bir Vücut, Tek Bir Varlık olduğunu ve hakikatte O olduğunu söylüyoruz. Ama bazıları bu ve benzeri açıklamalarımızı anlamıyor, ret ediyor, hatta bizi tenkit ederek hak etmediğimiz şekilde itham ediyor. Bu durumda sıra ikinci harf olan BE Şuuru üzere Oku’mayla açıklamalarımız devam ediyor. Kainatın özden açıldığını, özden açığa çıktığını, özden algılandığını söylüyoruz. Aslında bu açıklamamız ile de Kainatın aslında Tek Vücut/Tek Varlık olduğunu vurguluyoruz. İki ayrı varlık yok, Tek Vücut var, O’ndan başka Vücut yok, ne algılıyorsan O’ndandır. Bu açıklamada bazılarında anlaşılamadığından, kabullenilemediğinden, yine tepki ile karşılaşıyor. Çünkü dinleyende oluşmuş klasik kutsal tabu anlayışı var ve bundan dolayı O’na bazı halleri yaklaştıramıyor, yakıştıramıyorlar.
Halbuki “hayriHİ ve şerriHİ min ALLAHU TEala”. Üçüncü harf olan TE harfinin üzerinde iki nokta var, hayr ve şer olan tüm ikilemlere işaret ediyor. Kap şekline benzeyen çizgisiyle de iyi-kötü, güzel-çirkin, pozitif-negatif, erkek-dişi gibi algılanan tüm ikiliklerin kabı olduğu, hepsinin bu kaptan çıktığı işaretini veriyor. Sayı doğrusuna negatif ve pozitif tüm harflerin başlangıç noktasının, barınağının Sıfır noktası olması misali… Bu kaptakilerin özde bir olduğu işaretini ise alttaki noktası ile BE harfi vermektedir. Dördüncü harf olan SE Şuuruyla Oku’ma ise TE’den farklı olan üçüncü noktası ile, aslında açığa çıkanın öz olduğu bilgisini veriyor. Yani özden öz açığa çıkıyor, zaten başka türlüsü mümkün değil, kaptan içindeki sızar…
TE’deki iki noktayı Zat ve İlme yorumlamak ise öz manaya daha yaklaşmak olur, O(HE) Vücuttan(VAV) Zat(ELİF) ve İlmi(LAM) açığa çıkar. Bu durumda SE ise; aslında Zat ve İlmiyle Özün açığa çıktığına işaret eder. Ama beşeriyet ile tozlanmış gözlüğümüz, kirlenmiş bilincimiz bu gerçeği fark edemez. TE’yi iki noktasıyla ikiliğe dönük kavramlara yorduğumuzda, SE’yi ise üç noktasıyla çokluğa dönük kavramlara yorumlayabiliriz ki hepsi aynı kap içinde özde bir olandır. Beşinci harf olan Ciym Şuuruyla Oku’ma ise Hakikati özde Cem ettiğimizi, özden Hayat bulduğumuzu anlamamızı sağlar. Ciym harfi HA harfinin ortasına nokta konmasıyla oluşmuştur. Altıncı harf olan HA harfi Hakikate/Hayata sembol bir harftir. Özünde hakikati cem edip(Ciym) hayat bulduğuna göre kainat Haktır(HA).
“Enel Hak” diyen İnsan da Haktır. Ama Hakkı dokunulmaz, erişilmez, ötede bir varlık olarak görenler tarafından, Şahit iken Şehit edilmiştir Hallacı Mansur… Üstelik Kur’an’da “….Bil Hakk(Hakikatin kendisi olarak, özden açığa çıkan olarak, BE!) olarak yarattı…” ifadesi var iken… Yedinci harf olan HI Şuuruyla Oku’ma ise; Hak/Gerçek olandan Özün açığa çıktığı bilgisini verir. HI harfi HA harfinin üzerine nokta konmasıyla oluşmuştur. Noktası Öze, noktanın yukarda olması Özün açığa çıkmasına, HA kısmı ise Hakikate/Hayatiyete işarettir. Hakikat olandan(her şey!) özü açığa çıkar, Hay olandan(her şey!) özü açığa çıkar. Yani Özden ÖZ açığa çıkar, her yanımız Özdür ÖZ!
Cebrail Rahman-Celal ismi mahzarıdır, Mikail Rahim/Cemal ismi mahzarıdır. Cebrail hızlıca sıkar, şuuru birden açar. Mikail yavaş ve yumuşak ilerler, anlaşılmayanı aşamalara ayırıp ayrıntılar. Ve insan bu boyutsal kuvveleri beyninde kullanır zaman zaman. Cebrail zamandan ve enerjiden tasarruf sağlar. Ama, Üst Akıldan almak için o keskin bilgiyi kapasitesi iyice yüksek olmalı. Değil ise Mikail ile zamanla o aşamaya ulaşmalı. Ve son noktayı yine Cebrail koymalı. Rasulullah O’nu bir Harf üzere Oku’du.
Çünkü aklı güçlüydü, kendini Üst Akıl olan Cibriylde buldu. Ama bizler aynı yüksek kapasiteye sahip olmadığımızdan yedi harf üzere sürekli Oku’mamız gerekir ki artık bu ilim iyice yerleşsin, kapasitemiz genişlesin, sıkma denen hadisenin benzeri bizim beynimizde gerçekleşsin ve Bilinç sıçraması ile O Üst Akıla ulaşalım. Bu iş bir kere okudum, anladım ile olacak bir iş değil! Çokluk, ayrılık, birimsellik zannı sürekli beynimizi bombardıman ettiğine göre, bu yedi harf üzere Oku’manın da sürekli yaşanması gerekir ki sonunda Tek Harf(ELİF) üzere Oku’mada sabit olalım, kavileşelim(Takva!). Oku’nan kainattır, hayattır, Oku’mak Yaşamaktır… Oku’mayan ölüdür, Oku’yan diri…
Rasulullah Tek Harf üzere Oku’duğunu biz de Oku’yalım diye kapasitemize indirgemek için mana boyutları olarak yedi aşama halinde yedi harf üzere düzenlemiştir. Cibriylden aldığını Mikaili ile bizim için kolaylaştırmıştır. Fakat biline ki asıl amaç ve hedef Tek Harf üzere Oku’maktır, diğer harfler o Tek Harfe taşıyan araçtır. Yukarıdaki hadiste ALLAH’tan af ve mağfiret dilemesinin anlamı, asıl gerçek Oku’manın Tek Harf üzere Oku’ma olduğunu itiraf, tasdik amaçlıdır. Diğer Oku’maları da bu Tek Harf üzerine inşa ettiğinin, o Tek Harf Oku’maya yönlendirme amacının ifadesidir.
Yoksa kendisi, Üst Akıl ile BizZat(Zat’tan/Zat olarak/ELİF) Anında Oku’muştur Kur’AN’ı. Cibriyl/Üst Akıl güçlü/şiddetli ve hızlıdır/keskin, anında kavrar. Mikail ise ağır işleyen, aşamalı, planlı, sağlam akıldır. Doğa olaylarını yöneten Mikaildir sözü şimdi daha anlamlı oldu sanırım. Bil Hakk olan doğanın Aklı Mikailidir. Çünkü doğada bir sistem, kanunlar zinciri söz konusudur, Emr planlı ve aşamalı olarak inzal olur her yere… Aslında doğa da Cibriylden aldığı O’nun Emr’ini Mikaili Aklından peyderpey inzal etmektedir… Tümel Vücudun Tümel Aklından Üst Akıla bir kerede Okunmuştur Kur’an ve oradan aşamalı olarak inzal olmaktadır her an. Harfleri, kelimeleri, ayetleri, sureleri evren içre evrenlerle canlılarıdır(yerler, gökler ve içindekiler!) inan… Birinci harf Tek Zata sembol olan ELİF, yedinci harf yaratmaya(Halik) sembol olan HI, sekizinci harf ise mutlak doğal kulluğa sembol olan DAL harfi geliyor ve bu muazzam sıralama insana hayret veriyor. VesSelam…
Seyrimde bir şehre vardım,
Gördüm sarayı güldür gül.
Sultanımın tacı tahtı,
Bağı diyarı güldür gül.
Gül alırlar gül satarlar,
Gülden terazi tutarlar,
Gülü gül ile tartarlar,
Çarşı pazarı güldür gül.
Toprağı güldür taşı gül,
Kurusu güldür yaşı gül.
Has bahçesinin içinden,
Serv-ü çınarı güldür gül.
ÜMMİ SİNAN