OKU“nanın Döngüsü !

17.09.20006 / Nazım kalyoncu
Nazım Kalyoncu

Ne ekersen  onu bicersin demişler !

 

Kur“anı kerimde  ilahi hitabı ne diyor ?

 

Kıyamet gününde ! Herkes neye tapıyorsa onun peşinden gitsin...!

 

Herkes birşeylerin peşinden koşuyor;

 

Bazıları şartlandırdıklarının peşinde ,
bazıları Tapulaşdırdıklarının eşiğinde,
Bazıları Taptıklarının emrinde,

 

öyle bazı samimiler vardırki, görerek;gördüğünü düşünerek“düşündüğünün idrakına vararak dostlukları hissederek, veYaradılışının idrakı açılımının içereğinde...

 

Şartlandıklarının  peşinde olanlara;

her ne kadar “Allah” adıyla etiketlenmiş tanrı, her yerde denilse de, hep yukarılarda bir yerdedir!...
Buna inananlar, yukarılarda, ötelerinde bir yerdeki tanrıya inanırlar.
Oysa, ötede bir tanrı kabulü direkt şirktir; ve bu şirk anlayışındaki hemen herkesin, kendi kültür, çevre, anlayış ve tasavvuruna göre kabul ettiği bir tanrısı vardır, “Allah” adıyla andığı...

 

Tabılaşdırdıklarının eşiğindekilere;

Biz sadece emirleri uygularız gerisini düşünmeyiz.
Neyin ne olduğunu O bilir!.
Bizim gerisini bilmemize gerek yoktur. Gerek olsaydı onu da bildirirdi. Bize düşen sadece emirlere uyup emredilen ibadetlerimizi yapmaktır. Gerisini sorgulayıp hikmetini ve nedenini araştırmak; tefekkür etmek, diğer konularda fikir sahibi olmak bizim işimiz değildir...”

 

Taptıklarının emrindekilere;

çalışmaların içine girdikten belli bir süre sonra, bu konunun ilminin de yardımıyla, kendi varlığının gerçekte var olmadığını; tüm varlığın O`nun varlığı olduğunu; herşeyin, O`nun kendi varlığından meydana getirdiği sûretler, mânâ terkipleri olduğunu farkeder!.

 

Bunu farkettikten sonra da, ayak kaymaları noktalarına gelirler !.


ve şu idrak oluşur  "Mâdem ki benim varlığım Hak, madem ki benim varlığım O`nun varlığı. Öyleyse, O`nu hiç bir şey kısıtlamaz, kayıt altına almaz, ben dilediğim gibi yer içer, yaşarım" noktasına gelirler !..

 

İşte, saptırıcı cinlerin ya da vehminin, sana getirebileceği son bela burada başlar!.

 

Tanri  kavramindan „Tek kurtuluş yölü burdakilerde, şuur boyutuna dönük bir tarzda yaşamdır.

Bedensel Yemelerini, içmelerini asgari sınıra indirmek.

Zikre, namaza, gece namazına ağırlık vermek; oruç ve sair çalışmalarla yetinmeyip, bu amellerin ötesinde de şuur boyutunda "Tek"liği yaşamağa yönelmek kavramina ulasabilenlere özüne yolculuk kapilari acilir..
yoksa hak kavrami afakina kalir, enfüsünde yaşayamaz!. 

 

„ALLAH“ ismi manasının idrakına ulaşan Samimilere göre,;

Rasûlullah merkezli anlayışta, "İSLAM" boyutsallık içeren evren içre evrenlerdeki (âlemlerdeki) sistem ve düzenin adıdır!.

Tüm evren içre evrenler ve içindekiler kendilerini yaratan TEK ilim ve kudretin eseri ve esiri olarak (mutlak teslimiyet içinde) varlıklarını sürdürdükleri için de sistemin adı “İSLÂM”dır!.

 

Ve görülecektir ki idrâk edilesi ötelerdeki bir tanrı olmayıp, her birimin ve şeyin derûnundaki, özünde bir kuvvedir, kudrettir!.

 

Her şey ve birim kendi dışına afâkına yönelerek değil, kendi özüne ve derûnuna yönelerek o kuvve ve kudrete ulaşır ve ulaşabilirse de O varlık indinde birimsel “yok”luğunu fark eder!. “
Var olan yalnızca ALLAH imiş” der bir muvahhid olarak!...

 

Samimilere göre;“

ALLAH” ismine ait olarak bildirilen sıfat ve esmâ, her insanda olduğu gibi bunların açığa çıkışındaki bir mertebe-boyut hükmünde olan kuvveler (melekler) dahi insanın özünden, veri tabanından bilincine doğru açığa çıkan varlıklardır...

 

Samimilere göre;

ibadetler ve çalışmalar, zikir, salat (dua-namaz), oruç vs., borç değil, bir tanrıyı mutlu kılmak için değil; kişinin kendi özüne bahşedilmiş Rabbanî kuvve ve özelliklerin açığa çıkartılması içindir... “ 

 

Gören, düşünebilen ve idrâk yüceliğine erenlerden olmayı Cenabu hak cümlemize kolaylaşdıranlardan eylesin!.

 

Nerde olursak olalım,Nerden başlayalım diyebiliyorsak“bizce : ( DOGRULUK“ AHDindan“! ...

 

ilim davetlerimizi“dünya randövülerimiz engellemesin’ki „OKUnanın doğru Döngüsü , düşüncelerimizde tekamülünü oluşdursun.   

 

ilim çindede olursa o müminin yiğididir diyor Rasülullah efendimiz“

 

 

 ilahi hitap ANımız ;
KIYAM et halimiz olsun..